-
Son Eklenen Makaleler
Diyet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şişmanlık bir hastalık mı ?

Posted by Onur ALPAY on 28 Şub 2011 , under | yorum (0)



Türkiye'de zayıflama endüstrisi ne kadar büyük? Zayıflama yöntemleri ne kadar etkili? Şişmanlık bir hastalık mı?

Ayşe Arman sormuş, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu yanıtlamış.

Biliyorsunuz, obezite üzerine dizi yaptım. Finali de Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ile gerçekleştirelim istemiştim ama olmadı. Hoca çok yoğundu, buluşamadık. Ne var ki, azmin elinden, demek istiyorum ki benim elimden bir şey kurtulmuyor, geçen hafta Osman Hoca bana yakalandı. Hemen sorularımı sıraladım. Bugünden itibaren bir süre Kelebek'te okuyacaksınız.

Türkiye'de zayıflama endüstrisi ne kadar büyük?

- Bizdeki boyutları pek bilinmiyor. Amerika'daki, 275 milyon dolarlık bir endüstri. Bu, açılanan rakam. Gerçeğin, birkaç yüz milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Bunun içinde doktorlar, diyet uzmanları, zayıflama merkezleri, akupunkturcular, detoks merkezleri, egzersiz uzmanları, fitness-egzersiz merkezleri, teknolojik cihazları pazarlayanlar ve en önemlisi “zayıflama hapı” üreten dev fabrikalar var.

Açık açık söyleyin, sahtekârlık oranı ne kadar? Ve en çok hangi alanda?

- Sahtekârlığın en çok yoğunlaştığı alan, “zayıflama hapı” olarak pazarlanan ürünlerle ilgili. Her yıl yepyeni bir bitkisel hap, “mucizevi zayıflatıcı” ilan ediliyor. Tabii palavra. Yüzde 99'u işe yaramıyor. İşe yaramadığı için çoğunun içine sağlığa zararlı, hatta öldürücü, yan etkileri olan kimyasallar ekleniyor. Bu haplar, bir yıl “lahana kapsülü”, öbür yıl “acai berry tableti”, bir sonraki yıl “acı biber kapsülü”, bir diğer yıl da “altın çilek hapı” olabiliyor! Birkaçı dışında, hiçbirinin en ufak bir yararı yok. Ve maalesef devlet, bunları ancak zararlı hale geldiklerinde yasaklıyor.

“ZAYIFLAMA İLACI” DİYE BİR İLAÇ YOK


Ama bir kısmı “bitkisel” diye satılıyor. Aralarında hiç mi yararlı olan yok?

- Bir kere “zayıflama ilacı” diye bir ilaç yok. Reçeteli olanların bile neredeyse tamamı, Orlistat hariç, art arda yasaklandı. Orlistat da zayıflama hapı değil ve sadece “uygun diyet ve egzersiz programlarında kilo kaybına destek olabilir” önermesiyle satılabiliyor. Bitkisel haplara gelince... Bitkisel olup da kilo kaybını desteklediği kanıtlanmış tek ürün var: “Yeşil çay özleri”. Bunun dışında, bitkisel özlü bazı moleküllerden bahsediliyor. Mesela karbonhidrat emilimini bir ölçüde azaltabilen ve kuru fasulyeden elde edilen bir madde bunlardan biri. Bir diğeri, yine bitkisel bazlı ve yağ emilimini azalttığı ileri sürülen özel bir destek. Ancak kesin olarak bilinen şu ki, ne altın çilek, yosun özleri, acai ekstreleri ne de lahana, karnabahar tabletleri bu konuda en ufak bir fayda sağlıyor. Biz kilo programına aldığımız hastalara biraz motivasyonu güçlendirmek, biraz da hastaya destek olması amacıyla Karnitin, CLA, krom gibi besin desteklerini zaman zaman veriyoruz.

HAREKET ETMEZSEN İNCELEMEZSİN!

Akupunktur zayıflamada işe yarar mı? Bana masum geliyor ama işe yarıyor mu bilmiyorum...

- Tek başına kilo verdirici bir etkisinin olabileceğini gösteren bilimsel çalışma yok. Bana da masum geliyor ama işe yaraması için mutlaka diyet ve egzersiz yapılması gerekiyor. Zaten sorun da burada. Akupunktur merkezlerinin birçoğunda diyetisyen bulunmuyor. Bulunsa da, doktor kontrolü altında çalışmıyor.

Peki kavitasyon, LPC, hipoksi?

- Zayıflama teknolojilerinden hangisinin işe yaradığı konusunda da herhangi bir güvenilir bilimsel çalışma yok. Herkes kendi cihazını destekleyen birkaç yayını kataloğuna ekleyip ürününü pazarlıyor. Bana sorarsanız, bu cihazların tümü, eğer egzersiz temelli değillerse, psikolojik olmaktan öte bir anlam taşımıyor. Mesela hipoksi, egzersiz temelli bir cihaz. Bence diyet ve aktivite programınıza uyum ve motivasyon sağladığı için denenebilir. Ben pek olumsuz değilim hipoksi konusunda... Ultrasonik dalgalarla yağ parçalamaya, yani kavitasyona gelince, son zamanlarda pek moda. Ama tek başına herhangi bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. İlla diyet yapacaksın. “Bilmem kaç seansta şu kadar incelirsin” diye bir şey yok yani. Yersen, hareket etmezsen, incelemezsin!

LIPOSUCTION KALICI DEĞİL

Ya Lipocustion? Bazen bana da esiyor, yaptırayım diyorum...

- Eğer amacınız kilo vermek değil de, şeklinizi düzeltmek yani estetik bir hoşluğa ulaşmaksa, liposuction'ı deneyebilirsiniz. Ne var ki, yöntemin ağırlık bazında kilo vermeye herhangi bir faydası olduğunu söylemek mümkün değil. Hele hele kalıcı bir faydasından bahsetmek imkânsız.


EVET, ŞİŞMANLIK BİR HASTALIK

Geldik meselenin özüne: Şişmanlık, hastalık mı?

- Evet, hastalık. Çünkü sizi hasta ediyor! Şekeri, tansiyonu, kolesterolü, trigliseridi yükseltiyor. Sizi tansiyon, şeker, damar hastası yapıyor. Kalp krizine, felce, körlüğe, böbrek yetmezliğine zemin hazırlıyor. Hastalık, çünkü diz ve kalçada romatizmaya, safra kesesinde taşa, adet bozukluklarına, kıllanmaya, horlamaya, uyku sorunlarına sebep oluyor. Böyle baktığınızda, hastalıktan da öte şişmanlık, birçok hastalığın başlatıcısı, tetikleyicisi, anası-babası gibi görünüyor.


İLAÇLAR DA KİLO YAPIYOR

Şişmanlığın sebepleri sadece yemekle mi ilgili?

- Belki size garip gelecek ama şişmanların çok azı, çok yediği için şişmanlıyor! Çoğu, makul ölçülerde yemesine rağmen genetik, hormonal ya da metabolik sebeplerle şişmanlıyor. Bazen sorumlu, şişmanlatan ilaçlar da olabiliyor. Mesela kortizon veya antidepresan kullanımı, bazı antipsikotik ilaçlar, sizi ister istemez şişmanlatıyor. Başka sebepler de var. “Hareketsizlik” çok ama çok önemli bir faktör olabiliyor ve tabii ki “psikolojik” faktörler de etkili. Özetle, çoğu kişi çok yediği, yeme isteğini dizginleyemediği için değil, başka nedenlerle kilo alıyor...

İKİNİN ÜZERİNDEKİ İNİŞ ÇIKIŞLARI ALARM KABUL EDİN

Kilo almaya başladığını fark eden kişinin yapacağı ilk iş ne olmalı?

- Bence herkesin en az haftada bir kez tartılması, kilosunu kontrol etmesi lazım. Yarım veya bir kiloluk iniş çıkışlar, hepimiz için olağandır. Ama iki kilo ve üzerindeki değişimleri alarm olarak kabul etmek, önlem almak gerek. O andan itibaren “Ne oldu da kilo aldım? Nerede hata yapıyorum? Çok mu yiyorum veya az mı hareket ediyorum? Son günlerde sağlığımda herhangi bir değişiklik var mı? Mesela, eskiye oranla daha mı yorgunum? Üşüyor muyum? Unutkan mıyım? Kabız mıyım? İştahlı mıyım?” gibi soruları arka arkaya sormamız lazım. Ve eğer birkaç haftalık gayrete rağmen kilo veremiyorsak, daha da önemlisi almaya devam ediyorsak, hemen işin uzmanı bir doktorla görüşmemiz lazım. Çünkü kilo alımı da tıpkı baş ağrısı, karın ağrısı, eklem ağrısı gibi bir “sağlıksızlık işareti”. Önemli nokta da şu: Yola, mutlaka doktor kontrolü altında çıkmak gerekiyor. Çünkü diyetisyen, doğal olarak sizin önünüze yalnızca “düşük kalorili bir diyet listesi” koyar ve zayıflamanızı bekler. Eğer bu listelerle oyalanırsanız boşa zaman kaybedebilir, daha da önemlisi kilo sorununu tetikleyen hastalığın daha da ilerlemesine yol açabilirsiniz.

HAFTADA BİR TARTILIN

Haftada bir tartılın, kilo fazlanız varsa, kendinizi sorgulayın. Yaşam tarzınızdaki değişiklikleri gözden geçirin. Birkaç haftalık diyet ve aktivite artık işe yaramıyorsa bir doktordan yardım isteyin.

Ayşe Arman, Hürriyet Kelebek

Diyette yenilmemeniz gereken 7 bahane

Posted by Mehmet AK on 29 Nis 2010 , under | yorum (0)



KAN ŞEKERİM DÜŞTÜ
Diyeti yarı yolda bırakan kişilerden sık sık 'kan şekerim düştü' yakınmasını duyarsınız. Aslında siz akıllı bir diyet yaparsanız, kan şekeri kolay kolay düşmez. Ancak canınız birden tatlı istediğinde aklınıza gelen ilk bahane kan şekeriniz olur. Yapılması zor, şok diyetlerden deniyorsanız sağlığınızı tehlikeye attığınız için kan şekerinizin düşmesi olasıdır. Ancak, kendinize uygun, uzun vadede kilo vermenizi sağlayacak sağlıklı diyetler yapıyorsanız, kan şekeriniz sandığınız gibi her tatlı gördüğünüzde düşmez. Bu yüzden gün içinde sık sık meyve yemenize olanak sağlayan diyetleri yapmalısınız, böylece tatlı ihtiyacınızı doğal yollardan karşılamış olursunuz.  



DİYET BENİ DEPRESYONA SOKUYOR
Mutluluk hormonu salgılamanıza yardımcı olan çikolata gibi tatlıları ya da makarna, ekmek gibi karbonhidrattan birden bire hayatınızdan çıkarırsanız diyetinizin üçüncü gününde kendinizi umutsuzluk içinde bulmanız çok doğaldır. Bu yüzden yaşamınızda öncelik verdiğiniz, size mutluluk veren besinleri beslenme listenizden yavaş yavaş çıkarmalısınız. Size tavsiyemiz, makarna ihtiyacınızı kepekli makarnalar ile tatlı ihtiyacınızı ise çilek, muz gibi stresle baş etmenize yardıma olacak kalsiyum gücü yüksek meyvelerden almanız.



SİGARAYI BIRAKTIM, ASLA DİYET YAPAMAM
Sigaranın iştahı kapadığını düşünenler, sigarayı bırakırken en çok kilo almaktan korkarlar. Oysa, uzmanlar sigarayı bırakma döneminin yeme alışkanlıklarını değiştirmek için en uygun zaman olduğunu düşünüyorlar. Bunu başarabilmeniz için olumlu düşünmeniz, kendinizi meşgul etmeniz ve planlı olmanız yeterli olacak. Acıktığınızı hissettiğinizde ya da sigarayı hatırladığınızda hemen bir elma ya da başka bir meyve yemeniz o anki krizinizi atlamanızda size yardımcı olur.




ÇALIŞTIĞIM İÇİN DİYETİMİ YAPAMIYORUM
Çalışan kişiler sürekli ofiste oldukları için diyet programına sadık kalamadıklarından yakınırlarken, çalışmayanlar diyetleri sırasında kendilerini meşgul edecek bir şeylerin olmamasından dert yanarlar. Aslında hem çalışan hem de çalışmayan kişilerin kolayca uyabilecekleri diyet programları mevcuttur, önemli olan günlük temponuz ve programınıza göre bir diyet stili seçmenizdir.


KİLOLARIM, GENLERİMDEN GELİYOR
Ailece kiloluysanız, kilo vermek sizin için sadece fizyolojik yönden yük olmaz, aynı zamanda psikolojik olarak da bu dönemden fazlasıyla etkilenirsiniz. Ama bu durum, sizin hiç kilo veremeyeceğinizi göstermez. Ailenizde kalıtsal olarak gelişen bir şişmanlık söz konusu olsa da, siz sağlıklı bir diyet programıyla ve düzenli egzersizlerle kilolarınıza veda edebilirsiniz. Şanssızlığınız, kalıtsal mirasınızın yanı sıra bünyenizin, küçük yaşınızdan itibaren büyük porsiyonlara, kilo yapan kalorisi yüksek yiyeceklere alışık olmasıdır. Ancak doğru ve programlı bir diyet ile bütün bu sorunlardan kolayca kurtulabilirsiniz.

DAHA ÖNCE ÇOK DENEDİM AMA BAŞARILI OLAMADIM
Başkalarının sonuç aldığı diyetlerden başarı elde edememeniz, sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Deneyimlerinizi gözden geçirerek diyet hatalarınızı belirleyin. Çok katı kurallar mı koydunuz, erken mi pes ettiniz, ya da psikolojik olarak o dönem diyet yapmaya hazır değil miydiniz? Bütün bu soruların cevaplarını bulmaya çalışın. Bu denemede bir kez daha aynı hataları tekrarlamayın.

SU İÇSEM YARIYOR
Kısa sürede istediği kiloları veremeyip diyetlerini yarı yolda bırakanların, en fazla arkasına sığındıkları bahanelerden biri de vücutlarının diyete uygun olmadığıdır. Su içse yaradığını düşünen bu kişiler, kolay kolay diyet yapmaya yanaşmazlar. Onlara göre, yedikleri ya da içtikleri her şey kilo yapar. Kendilerini 'su içsem yarıyor" diye tarif eden bu kişilerin diyetleri de fazla uzun sürmez. Oysa yapılması gereken, beslenme düzenine uygun bir diyet seçmek ve diyet listesine kalorisi yüksek yiyecekleri almamaktır.


YA BAHANE DEĞİLSE
Diyet yapamamanızın arkasında sağlık problemleriniz de olabilir. Bazı minerallerin eksiklikleri vücudun kilo vermesini engeller. Magnezyum, krom, çinko, demir, bakır, selenyum ve kalsiyum eksikliğinin giderilmesi sağlıklı diyet yapabilmeniz açısından çok önemlidir. Insülin hormonundaki yükselmeler, gün içinde kan şekerinde düşme yaptığı için yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfke, hırçınlık ve açlık hissi yaratabilir. Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan tamamen uzaklaşmadan ancak onları ciddi oranda azaltarak ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz. Buna rağmen kilo veremeyen kişilerde depresyon, stres, uyku bozuklukları, mineral ve vitamin eksikliği ya da gıda alerjileri gibi altta yatan nedenleri de aştırmak gerekir.

ekolay.  net

Doz diyeti ile kolayca zayıflayin

Posted by Mehmet AK on , under | yorum (0)



OTA'nın uzman doktor ve diyetisyenleri tarafından geliştirilen DOZ DİYET SİSTEMİ, zayıflamayı oldukça kolay ve zevkli bir hale getirirken aynı zamanda sağlıklı ve fit bir vücudun da anahtarını sunuyor.  


Sağlık, güzellik ve estetiğin adresi OTA Güzellik Merkezi; son zamanların büyük problemi düzensiz ve sağlıksız beslenmeyle ilgili alternatif çözümler sunuyor. OTA'nın uzman doktor ve diyetisyenleri tarafından geliştirilen DOZ DİYET SİSTEMİ, zayıflamayı oldukça kolay ve zevkli bir hale getirirken aynı zamanda sağlıklı ve fit bir vücudun da anahtarını sunuyor.

Güzellik ve sağlığın bir bütün olarak ele alınması düşüncesinden hareketle herhangi bir incelme programına girmeden önce vücudunuzun kas, yağ oranını, ihtiyaçlarını ve beslenme sistemini tanıyıp düzene sokmanız gerekiyor.OTA Güzellik Merkezi kişiye özel hazırladığı Doz Diyet Sistemi ile diyet yapmayı ve sağlıklı beslenmeyi zevkli hale getiriyor.

Uzman doktor ve diyetisyenleri tarafından geliştirilen Doz Diyet Sistemi; sizi karmaşık kalori hesaplarından kurtararak sadece günlük almanız gereken doz miktarına göre beslenmenizi, sağlıkla ve keyifle kilo vermenizi sağlıyor. 

Diyet yapmak isteyen kişilerin, vücut analizi, sağlık kontrolü ve doktor muayenesi sonuçlarına göre, günlük alması gereken Doz miktarı belirleniyor. Pişmiş ya da pişirilmemiş hemen her türlü yiyeceğin protein, yağ ve karbonhidrat miktarlarına göre Doz değerlerinin belirtildiği kitapçık kişiye teslim ediliyor. Böylece kişi gün içinde tükettiği tüm yiyeceklerin Doz Değerleri'ni bilip, diyetisyenlerce kendine belirlenen DOZ limitini aşmayacak şekilde ve özgürce diyetine devam edebiliyor. Diyetine sadık kaldıkça kilo vermesi kolaylaşıyor, kilo verdikçe de motivasyonu yükseliyor ve kendini daha mutlu hissediyor.

DOZ DİYET SİSTEMİ'ne örnek;

Gerekli ölçümler sonrasında günlük 25 DOZ besin tüketmesi gerektiğine karar verilen kişinin alternatif menüleri:

Kahvaltı 
1 ince dilim ekmek, 1 ince dilim peynir, 1 domates + salatalık, şekersiz çay: 3,5 DOZ

Ara Öğün
1 adet Cornetto dondurma: 3 DOZ

Öğle yemeği 
1 adet hamburger, 1 su bardağı ayran, yeşil salata: 8 DOZ

Ara öğün
1 tatlı kaşığı zeytin ezmesi, 1 dilim ekmek: 2,5 DOZ

Akşam yemeği
1 porsiyon sebze yemeği, 1 çay bardağı yoğurt, yeşil salata: 5 DOZ

Ara öğün
1 çay bardağı süt, 2 kaşık müsli: 3 DOZ

Siz de '1 kibrit kutusu peynir, 3 siyah zeytin, bir parça ızgara tavuk göğsü' gibi yemek özleminizi artıracak klasik diyetlere tekrar tekrar başlamaktan bıktıysanız Doz Diyet Sistemi ile tanışın. OTA Güzellik Merkezi diyetisyenlerinin size özel hazırlayacağı 'doz diyet programları'nıhayat felsefeniz haline getirirseniz, kilo vermenin de almanın da korumanın da keyifli ve sürdürülebilir olduğunu fark edeceksiniz.

Dr. Ender Sarac'in Kilo Verdiren Diyeti

Posted by Sağlık Kaynağı on 28 Nis 2010 , under | yorum (0)




iBir haftada yağlarınızı eritin...
  


Kişilerin diyete başlamadan önce doktora gidip, test yaptırmasının önemine değinen Saraç şöyle konuştu. "Bu diyeti yapan 80 kilo civarında, biraz göbekli bir erkek önerilerime uyarsa 4-5 kilo zayıflar. Eğer 90-100 kilo civarında ise bu rakam 6 kiloya çıkar. 70 kilo civarındaki bir kadın 4-5 kilo, 80-85 kilo civarındaki bir kadın ise 6 kilo zayıflayabilir. Önemli olan ağırlık kaybına uğramak değil, göbek ve bel civarında yağ ağırlıklı zayıflamak."

1. gün:  

Sabah: 10.30'da: * 2 dilim kızarmış tam buğday ekmeği * 1 lop yumurta * 7-8 adet saplarıyla birlikte maydanoz
* Kendi parmağınızla 3 parmak az yağlı, az tuzlu taze peynir * 1 orta boy salatalık * 7-8 adet az yağlı zeytin * 1 tatlı kaşığı az şekerli marmelat.
Ara: 14.00-14.30: * 1 kase yağsız yoğurt, içine 3 adet ceviz, yarım tatlı kaşığı tarçın, 1.5 tatlı kaşığı kabaca öğütülmüş keten tohumu konulacak. * Kabuklarıyla 1 yeşil elma.
Ara: 17.00: * 1 bardak zencefilli, tarçınlı, şekersiz az yağlı süt.
Akşam: 19.00: * 1 orta boy derisiz ızgara balık * 1 tabak zeytinyağlı taze fasulye * 1 tabak roka, tere, taze soğan, taze sarımsak, rende turp, marul, sivri biberden oluşan söğüş yeşillik.
Gece: * 4 adet kuru kayısı.

2. gün:

Sabah: * 4-5 kaşık sade müsli, * 5 kaşık az yağlı yoğurt üzerine bol tarçın *  5-6 adet fındık.
Ara: * 1 adet yeşil elma
Öğlen: * 1 kase patates ve havuç konulmadan yapılacak sebze çorbası. * Yarım tavuk göğüs ızgara
Ara: * 2 kivi
Ara: * 4 parmak yağsız az tuzlu peynir
Akşam: * 4-5 kaşık az yağlı, bol soğanlı, hafif acılı bulgur pilavı * 5 kaşık kimyonlu, bol kırmızı biberli nohut * 2 yeşil sivri yeşil biber ve söğüş yeşillik.
Gece: * 1 kabuklu yeşil elma.


3. gün:

Sabah: * 2 ince dilim kızarmış çavdar ekmeğinden bol taze kaşarlı yağsız tost.
Ara: * 2 orta boy salatalık
Öğlen: * 1 kase süzülmemiş mercimek çorbası *  4 orta boy ızgara köfte (az yağlı kıymadan yapılacak) * 5-6  hafif acı sivri biber. 
Ara: Bugün tek ara öğün var. *1 kase yağsız yoğurt, içine biraz yulaf ezmesi, tarçın ve zencefil, 2 adet ceviz.
Akşam: * 4 kaşık esmer makarna * 5 kaşık bol soğanlı, sarımsaklı ıspanak kavurma.
Gece: Küçük 1 avuç tuzsuz kabak çekirdeği.


4.gün:

Sabah: * 3 kaşık sade müsli * 2 kaşık yulaf ezmesi, * 1 bardak yağsız süt * Yarım tatlı kaşığı tarçın * Yarım tatlı kaşığı zencefil * 3 adet ceviz içi.
Ara: * 3 dilim taze ananas.
Öğlen: * 1 kase sebze çorbası * 3 yumurta beyazı, 1 yumurta sarısında bol maydanozlu, acı sivri biberli yağsız omlet * Söğüş roka.
Ara: * 1 bardak yağsız ayran.
Ara: * 6-7 adet badem.
Akşam: * 1 kase etsiz, az yağlı, bol kırmızı biberli yeşil mercimek yemeği * 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği.
Gece: Küçük bir avuç elma kurusu ve 1 çorba kaşığı tuzsuz sarı leblebi
5.gün:

Sabah: * 1 küçük muz * 1 greyfurt * 3 ceviz içi.
Ara: Yapılmayacak
Öğlen: * 1 porsiyon tavuk şiş * 1 porsiyon ızgara sebze (kabak, kırmızı biber, yeşil biber, ıspanak, pazı, brokoli gibi).
Ara: * 1 bardak yağsız ayran.
Ara: * 6-7 tane mürdüm eriği.
Akşam: * 4-5 kaşık bulgur pilavı * 1 porsiyon brokoli. Bol sarımsaklı yapılacak. * taze sarımsak, tere, roka, marul söğüş olarak yenilecek.
Gece: * Küçük bir avuç sarı leblebi * 1 yeşil elma

6.gün:

Detoks günü

Detoks çorbası

Malzemeler

* 4-6 adet enginar + 1/2 bağ hindibağ
* 1 büyük baş soğan
* 3 diş sarımsak
* 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
* 1-2 adet hafif acı sivri biber
* Yarım tatlı kaşağı zencefil
* Yarım tatlı kaşığı. zerdeçal
* Yarım tatlı kaşığı kimyon
* 5-6 adet saplarıyla beraber maydanoz
* Yaklaşık 2 litre kadar su.

Lahana çorbasını diğer çorbaları yaptığınız gibi yapın. Eğer içiniz çok kıyılırsa yanında az miktarda kepekli grisini veya sarı leblebi yiyebilirsiniz. Her saat başı veya 2 saate bir, küçük bir kase çorbayı içmeye çalışın. Çorba ne çok sıcak ne de ılık olacak.

7. gün
Sabah: 10.30'da: * 2 dilim kızarmış tam buğday ekmeği * 1 lop yumurta * 7-8 adet saplarıyla birlikte maydanoz
* Kendi parmağınızla 3 parmak az yağlı, az tuzlu taze peynir * 1 orta boy salatalık * 7-8 adet az yağlı zeytin * 1 tatlı kaşığı az şekerli marmelat.
Ara: * 1 kase yağsız yoğurdun içine 3 ceviz içi, bol tarçın, zencefil, 3 kayısı doğranacak.
Ara: * 2 adet salatalık, 1 yeşil elma
Akşam: Yemek erken yenilecek. * 1 kase ıspanak çorbası * 4 ızgara köfte veya 1 porsiyon ızgara bonfile * Közlenmiş patlıcan, közlenmiş sivri biber, söğüş yeşillik.
Gece: Küçük bir avuç çekirdekli siyah üzüm.

Önemli notlar:

* Yemekle birlikte sıvı alınmayacak.
* Yemekten 15-20 dakika sonrasında başlayıp bol miktarda yeşil çay, sıcak su, yasemin çayı ve günde 2 adet de piyasada satılan form çaylarından içilecek.
* Sabah, öğle, akşam yemeklerinden birkaç dakika önce formülünde 7 şifalı madde bulunan, metabolizmayı canlandıran bitkisel karışımından alınacak, ardından 1 bardak sıcak su içilecek.
* Yemekler küçük küçük yavaş yavaş lokmalar halinde yenecek.
* Her gün sabah erken ya da akşam üstü 1 saat, orta tempoda, iyice ter atacak şekilde tempolu yürüyüş veya spor yapılacak.
* Yemeklerde başta zencefil, kırmızı pul biber, acı yeşil sivri biber olmak üzere acı artırılacak.
* 1 hafta süresince tok karnına tatlı, beyaz un, beyaz şeker, domates, kızartma, alkol tüketilmeyecek.  

KANAL D

Incelmenin 11 sirri

Posted by Sağlık Kaynağı on , under | yorum (0)





Bu diyetin güzel tarafı, kalorileri saymak ya da küçük parçacıklar halinde yemek zorunda olmamanızdır. ‘Bikini Diyeti’ ile kilo vermek, standart diyetlerden çok daha kolaydır. Düşük GI (Glisemik İndeks) değerine sahip olması durumunda istediğiniz her şeyi yiyerek kilo kaybedebilirsiniz.

Dr. Charles Clark, Pegasus Yayınları’ndan çıkan ‘Bikini Diyeti’ adlı kitabında, kolay kilo vermenin sırlarını açıklıyor: “Bu sırlarla birlikte artık vücudunuzun şeklini ve yaşantınızı sonsuza dek değiştirecek bilgiye sahip olacaksınız. Bunlar kendini uzman olarak adlandıran çok sayıda kişinin sahip olmadığı beslenme ve sağlık bilgileridir. Artık yeni bir yaşam tarzına sahip olabilir ve kalıcı olacak şekilde kilo verebilirsiniz.”  



1- Doyurucu kahvaltı: Ekmek, reçel, mısır gevreği, süt ve şeker gibi yüksek GI değerine sahip  kahvaltıdan uzak durun, çünkü onlar insülin salgılamanıza neden olur. Günde maksimum 1-2 dilim ekmek yiyin. Kehvaltı sofranızı yumurta (kaynatılmış, kızartılmış, omlet şeklinde) salam, jambon, peynir, mayonez, mantar, tütsülenmiş balık, yumurta, lezzetli ev yapımı meyve suları, krep, yulaf ezmesi ya da doğal yoğurtlu taze meyvelerle renklendirin.

2-Öğle yemeği: Düşük GI (Glisemik İndeks) diyetine uygun öğle yemeği seçenekleri fazladır. Farklı insanların farklı yaşam stilleri vardır: Paket mönüler, al-götür öğle yemekleri, restoranda yemek ve bunun dışında evde yemek. GI diyetine uygun öğle yemeği seçeneklerini dizimizin ilerleyen bölümlerinde bulacaksınız.

3- Ana yemekler: Daha doyurucu öğle yemekleri ya da akşam yemekleri neredeyse sonsuz sayıda olasılık sunar. Yemeklerinizi nişasta içeren gıdalar üzerine temellendirmeyin. Bunun yerine lezzetli soslarla tamamlanmış et, balık, kümes hayvanları ve sebzeler gibi besleyici gıdalar tercih edin.

4- Güvenilir atıştırmalar: Öğünler arasında atıştırmak bu diyette, diğer diyetlere nazaran daha az sorun teşkil eder. Eğer bir şeyler atıştıracaksanız, ne yiyeceğiniz konusunda dikkatli olun. Bunun için en iyi yol fındıktır. Diğer atıştırmalıklar ise şöyle:
* Günde birden fazla meyve (Fakat muz, ananas ya da mango değil.)
* Yoğurt, şekersiz ve az yağlı
* Taze sebzeler (dilimlenmiş havuç, kereviz, salatalık)
* Şekersiz marmelat  
* Az yağlı ve şekersiz dondurma 
* Düşük GI değerine sahip fındık ya da çikolata bar.

5- Alışveriş: Şu ürünleri her zaman evde bulundurun: Baharatlar, tat vermekle kalmaz, yoğun antioksidan özellikleriyle yaşamsal önem taşır. Sarmısak, bilinen en sağlıklı gıdalardandır, yüksek dereceli vitamin ve mineral deposudur. Taze sebzeler, özellikle biberler (kırmızı, yeşil ve sarı, çünkü onlar yüksek vitamin konsantrasyonuna sahiptir), havuç, brokoli ve yeşil soğan satın alın. Domates, likopen adlı güçlü bir antioksidan içerdiği için mümkün olduğunca fazla tüketmeye çalışın.

6- Geniş bir mönü:  Diyete uygun gıdaları bulmak kolaydır çünkü çok geniş bir gıda çeşitliliği içinden seçim yapabilirsiniz. Yasaklanmış gıdalarla uğraşmadan hemen hemen her gıdayı tüketebilirsiniz. Sınırlayacağınız tek şey bazı gıdaların miktarı olacak. Herhangi bir meyve ya da sebzeden günde 5 porsiyon tüketebilirsiniz.

7- Vok tava: Eğer yağlarınızdan kurtulmayı ciddi olarak istiyorsanız, bir vok (derin tava) satın almalısınız. Besleyici gıdalarınızı hızlı ve tatları bozulmadan pişirmenizde bu gereç çok işinize yarayacak. Vok tavayla sonsuz sayıda farklı gıda ürünlerini birlikte pişirebilirsiniz.

8- Egzersiz : Düzenli egzersiz, diyetinizi tamamlar. Yalnızca vücut hatlarınızı düzeltmek için değil, kendinizi daha iyi hissetmeniz için de önemlidir. Bir spor salonuna üye olup uzun saatler boyunca çalışmanız gerekmez. Evinizde de egzersiz  yapabilirsiniz. Her gün sadece 5 dakika ayırarak kaslarınızı geliştirebilir, yağ tabakasının yok edebilir ve selülitlerinizden kurtulabilirsiniz. Eğer haftada 3 kez 15’er dakikalık yürüyüşlere çıkarsanız kalp sağlığınızı korursunuz. (Elbette tüm egzersiz programlarına başlamadan önce doktor onayı alınmalıdır.)

9- Vücut ölçünüz: Diyete başlamadan önce vücut ölçülerinizi not edin. Bu diyette temel amaç, kilo vermekten daha çok vücut şeklinizdeki değişiklikler olacak. Nispeten hızlı bir şekilde kilo vereceksiniz fakat daha çok vücut hatlarınızda farklılaşmalar göreceksiniz. ‘Bikini Diyeti’ ile böyle sadece kilo vermekle kalmayacak, giysilerin içinde daha iyi görünecek ve bikininizi gururla giyeceksiniz.


10- Her gün 4 bardak su: Kabızlık, bu diyette görülmez fakat eğer yeterince su almazsanız olabilir. Günde en az dört büyük bardak su için. Diyetinize uygun diğer içecekleri almayı da ihmal etmeyin.

11- Çoklu vitaminler: Özellikle C vitamini takviyesi sizin kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Eğer portakal ya da limon tüketiyorsanız buna ihtiyacınız olmaz fakat siz yine de rutin bir şekilde vitamin kompleksleri alabilirsiniz.
İşte listeniz
* Sızma zeytinyağı
* Taze zencefil kökü
* Peynirler
* Ekşi kaymak
* Mayonez
* Yumurta
* Taze et, kümes hayvanları ya da kuzu eti
* Taze balık
* Konserve ton balığı
* Donmuş karides
* Taze meyve (Özellikle portakal ve limon)
* Çekilmemiş karabiber tanesi

milliyet

Zayiflama Hastaliginami Yakalandiniz ?

Posted by Sağlık Kaynağı on 14 Nis 2010 , under | yorum (0)



Sürekli kafanızda dönen kalori hesapları, yedikten sonra duyulan suçluluk, neredeyse hiçbir şey yemeden geçirilen koca bir gün. Bunlar size yabancı gelmiyorsa, siz de sayıları hızla artan zayıflama tutkunlarından biri olabilirsiniz. 'Az önce yediğim bir dilim pastada kaç kalori vardı? Aldığım kalorileri harcamak için bugün mutlaka spor yapmalıyım. Akşama sadece salata mı yesem acaba?' Hangi kadın gün içinde kendisiyle bunları konuşmuyor ki? Belki siz bir zayıflama tutkunu olmayabilirsiniz ama kilolarınızla ilgili sorununuz varsa, bu sözler az ya da çok kafanızdan mutlaka geçiyordur. Eğer saplantılı bir şekilde her yediğinizin kalori hesabını yapıyorsanız, o zaman siz de zayıflama çılgınlığının kıskancına girmiş olabilirsiniz. Kendinizi test ederek öğrenmeye ne dersiniz?




 1 Yıl boyunca kilonuzda ortalama ne kadar fark oluyor?
- En fazla bir iki kilo
- Dört kiloya kadar (4 puan)
- Beş kilo veya daha fazla (6 puan)

2 Yemek yemeyi ne kadar sık düşünürsünüz?
- Sadece aç olduğum zamanlarda
- Daha akşam olmadan, akşam yemeğimin lezzetlini düşünüyorum (1 puan)
- Doğruyu söylemek gerekirse sürekli yemek düşünüyorum (6 puan)

3 İnce bir vücuda sahip olmak...
- ... Benim için oldukça önemli (6 puan)
- ... Çok istiyorum, ama kilo veremiyorum (2 puan)
- ... Daha ince olmak güzel olurdu. Ama benim için önemli olan kendimi iyi hissetmek

4 Yemekten kaçındığınız besin maddeleri var mı?
- Evet, var. Örneğin kola, patates kızartması, mayonez gibi (2 puan)
- Evet. Yağ, şeker veya karbonhidrat içeren bütün gıdalardan uzak duruyorum (5 puan)
- Hayır

5 Aynanın karşısında dururken, 'ne kadar da şişmanım' diye düşünüyor musunuz?
- Evet. (4 puan)
- Bazen (2 puan)
- Hayır

6 Ne sıklıkta spor yapıyorsunuz?
- Maalesef hiçbir zaman
- Haftada bir iki gün spor yapmaya çalışıyorum (1 puan)
- Kilo vermeyi çok istediğim için hemen hemen her gün (6 puan)

7 Ne kadar sıklıkta tartılıyorsunuz?
- Her gün (6 puan)
- En fazla haftada bir kez (1 puan)
- Tartım yok

8 Arkadaşlarınızla birlikte yemeğe çıkıyor musunuz?
- Evet
- Hayır, kalabalık yerlerde yemek yemekten hoşlanmıyorum. (6 puan)

9 Düzenli olarak kahvaltı yapıyor musunuz?
- Genelde hayır (6 puan)
- Hafta sonları evet ama diğer günlerde zamanım olmuyor (1 puan)
- Her zaman. Kahvaltı, güne başlamak için ihtiyacım olan enerji kaynağı

10 Bir dilim beyaz ekmekte ne kadar kalori olduğunu biliyor musunuz?
- Evet, yaklaşık olarak 90 kalori. (5 puan)
- Açmadan daha az olduğu kesin (1 puan)
- Hiçbir fikrim yok

11 Zayıf olan insanların daha mutlu mu olduklarını düşünüyorsunuz?
- Evet (6 puan)
- Hayır
- Kesin diyemem (1 puan)

12 Eğer dün akşam rejiminizi bozduysanız bugün ne yaparsınız?
- Bütün gün aç dururum (6 puan)
- Gün boyunca sadece kalorisi düşük şeyler yerim (2 puan)
- Hiç önemli değil

13 Aşağıda yer alan ifadelerden bazıları sizinle örtüşüyor mu?
- Zayıflamak için kusuyorum (6 puan)
- Yemek seçiyorum ve her bir lokmayı düzenli olarak sonuna kadar çiğniyorum (5 puan)
- Yemek konusunda belirli bir alışkanlığım yok

Değerlendirme: Cevapların yanlarında yer alan puanlarınızı toplayın.

0 - 24 puan arası
Zayıflama hastalığı sizden çok uzak bir kavram. Daha ince görünmek için bir diyetten öbürüne geçen etrafınızdaki insanlardan pek de etkilenmiyorsunuz. Kalorili yemekler sizin için uzak durmanız gereken zararlı şeyler değil, tam tersine mükemmel bir ziyafet anlamına geliyor. Belki manken gibi bir fiziğiniz yok ama siz halinizden memnunsunuz ve böyle de güzel olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ku

sursuz hatlardan oluşan bir vücuda sahip olabilmek sizin için çok da önemli değil. Sizin için asıl önemli olan mutlu olmak. Aslında böyle düşünerek en doğrusunu yapıyorsunuz.



25 - 49 puan arası
İŞE yaramış ya da yaramamış, en az on diyeti arkanızda bıraktınız. Zayıflayabilmek için gazete ve dergilerde yazan bütün diyet yazılarını okudunuz. Hiçbir şey yapamasanız bile üç beyazdan hep uzak durmaya çalıştınız. Yemeği fazla kaçırdığınızda kendinizi kötü hissettiniz. Fakat hiçbir zaman böyle bir durumda kendinizi açlıkla cezalandırmadınız. Kilonuzu kontrol edebilmek için bazı kurallarınız olması güzel. Ama bu kuralların hayatınızı sıkıcı hale getirmesine izin vermeyin.

50 - 70 puan arası
Ne yediğiniz sizin için çok önemli. Yemeden önce mutlaka kalori hesabını kafanızda yapıyorsunuz. Açlığınızı hissedinceye kadar hiçbir şey yemiyorsunuz. Öğünlerinizi sürekli atlıyorsunuz. Açlıktan mideniz kazındıktan sonra kendinizi koca bir porsiyon yemeği çabucak yemiş olarak buluyorsunuz. Sonraki pişmanlıksa peşinizi hiç bırakmıyor. Fakat unutmayın ki, fiziki görünümünüzü bu kadar kafanıza takarak ne mutlu olabilirsiniz ne de daha zayıf! Eğer toplamış olduğunuz puanlar burada belirtilen aralıkların üzerinde ise, bir psikolog ve/veya diyetisyenden yardım almanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü zayıflama hastalığına yatkın görünüyorsunuz.

Kilo Vermek Istiyenlerin 5 sorusuna 5 cevap !...

Posted by Sağlık Kaynağı on , under | yorum (0)




Yaz yaklaşıyor. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin sayısı ve sordukları sorular artıyor. Herhangi bir programa başlamadan önce aşağıdaki yazıyı okumanızda fayda var...  


1-Neden ara öğün yapmalı?
Araştırmalara göre üç ana ve üç ara öğünlü olacak şekilde günde altı kez beslenmeyi prensip haline getirmek, kilo kontrolü sağlamakta oldukça önemlidir. Üç saatten fazla aç kalınmamalıdır çünkü uzun süreli açlık sonunda bazal metabolizma hızı yavaşlar. Ana öğünlerin ara öğünlerle desteklenmesi, metabolizma hızınızı artırır dolayısıyla kilo verme hızı da artar ve kan şekeri düzenini de sağlayarak daha çabuk doymanıza katkıda bulunur, bu şekilde bir sonraki öğüne daha az acıkırsınız.
2-Kilo vermek için ilaç kullanmak doğru mu?
Her birey için bunu söylemek kesinlikle yanlış olur çünkü ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde, bireysel ve tedavi kapsamında alınmalıdır. Bu ilaçlar morbit obez olarak adlandırılan Beden Kitle İndeksi 3039,9 arasında veya 40 yaş ve üzerinde olan bireylere uygun beslenme tedavisine ek olarak endokrinolog takibinde verilebilir. Burada bireyin genel durumu çok önemlidir. Bütün tetkikler yapılır, hastanın yaşına, başka bir hastalığının olup olmadığına bakılır çünkü bu ilaçların bilinçsizce kullanımının birçok yan etkisi vardır. Şişmanlığın neden olduğu sağlık sorunları olmadan, kilo fazlalığının miktarı değerlendirilmeden, isteğe bağlı olarak zayıflama ilaçları kullanılmamalıdır.
3-Fazla kilolardan kalıcı olarak kurtulmak mümkün mü?
Bireyler, fazla kilolarını atmak için kısa sürede kilo vermeyi hedefliyorsa bu kilolardan kalıcı şekilde kurtulamaz çünkü kısa sürede hızlı sonuç ilk başta yüz güldürücü olabilir ancak giden su ve kas kaybıdır. Çok düşük kalorili diyetlerin; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kabızlık, safra ve böbrek taşı, tansiyon düşüklüğü, âdet düzensizlikleri, kuru cilt, saç dökülmesi, bazal metabolizma hızında azalma gibi yan etkileri olduğu unutulmamalıdır. Kalıcı olarak kilo vermek tabii ki mümkündür. Dengeli ve sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri kalıcı kilo vermenin altın anahtarları niteliğindedir. Ciddi kilo fazlası olan kişiler için diyet yapmak, bir süre sonra sıkıcı bir hale dönüşebilir bu nedenle diyette çeşitlilik ve motivasyon en büyük yardımcıları olacaktır. Diyette başarısızlık yoktur, vazgeçmek vardır. Başarılı olmak için, vazgeçmeyin !
4-Stres kilo yapar mı?
 Yapılan bir çalışmaya göre, stresli dönemlerde yağ depolamada artış olabiliyor. Stresle baş etmeyi öğrenmeye çalışın ve vücudunuza iyi bakın, yoğun egzersiz sevmiyorsanız yoga, pilates veya masajı deneyin çünkü düzenli bir kan şekeri seviyesi depresyon ve yorgunlukla mücadelenizin ‘olmazsa olmaz’ıdır. Kan şekerinizde düşme eğilimi varsa ve hipoglisemik atakları sürekli olan biri iseniz beslenme planınıza özel bir dikkat göstermelisiniz. Düşük glisemik indeksli besinlerin kan şekerinizi desteklediğini, glisemik indeks değeri 50’den fazla olanların hipoglisemiyi tetiklediğini bilmelisiniz: şeker, bal, pekmez, pasta, kurabiye ve gofretler, her türlü şekerlemeler, şeker ve yağ ilave edilmiş sulu besinler, incir, muz, karpuz yüksek glisemik değeri olan besinlerdir.
5-Egzersiz ile en iyi yağ yakımı nasıl olur?

Sabah kalkıldığında sekiz ila 12 saatlik açlıktan sonra kanda dolaşan serbest yağ asidi miktarı yüksektir ve yağlar yakılmaya hazır halde dolaşmaktadır. Kardiyo tarzı egzersiz yapıldığında glikojenin eksikliğinden dolayı yağ daha fazla yakılır. Besin alındığı zaman insülin salgılanması meydana gelir. İnsülin, vücuttaki yağın mobilizasyonunu engeller. Sabah saatlerinde besin alımı öncesi yapılan egzersizler en iyi yağ yakma yoludur.
İpucu:
Diyet programının size uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?
Beş kurala dikkat etmelisiniz:
‘Bu diyet benim için mi yazıldı?’,
‘Diyetteki yiyecekleri alışveriş yaptığım marketten bulabilir miyim, yoksa listede hayatımda hiç duymadığım yiyecekler mi var?’,
‘Bütçeme uygun mu?’
  ‘Ömür boyu uygulayabilir miyim?’, 
 ‘Zararlı olsa bile sevdiğim besinlere az miktarda yer veriyor mu?.’
ekolay. net

4 gunde nasil zayiflamaya baslayabilirsiniz?

Posted by Mehmet AK on 13 Nis 2010 , under | yorum (0)




Kilo vermenizi sağlayan; ne kadar yemek yediğiniz değil, yemekle ilgili ne düşündüğünüzdür. Peki, düşünce şeklinizi değiştirerek kolayca kilo vermeye başlayabileceğinizi söylesek? Başarılı olmak için sadece dört gün bu konuya odaklanmanız yeterli!   

Her Pazartesi başlanılan diyetler, daha hafta bitmeden sona eriyor. Kendi kendine kilo veremeyeceğini düşünenler ise sürekli diyetisyenlerin kapılarını aşındırıyorlar. Diyetisyenin dediklerini harfi harfine yerine getirenler bile bazen istedikleri kiloya kavuşamıyorlar. İş sadece yemek yeme şeklinin veya porsiyonlarının azalmasıyla da bitmiyor. Düzenli olarak spor yapmanız, günde birkaç kez tuvalete gitmenize sebep olacak kadar çok su içmeniz gerekiyor. Dergilerde ve gazetelerde çıkan onca kilo verme tavsiyesi de işinize yaramıyorsa, düşünce yapınızı değiştirmenin zamanı gelmiş demektir: Sadece dört günde yemek hakkındaki düşüncelerinizi değiştirebilir ve sıkıntılarınızın üstesinden gelebilirsiniz.

Hepimiz, daha az yiyerek ve daha çok egzersiz yaparak kilo verebileceğimizi biliyoruz. Peki, kaçımız bunu harfi harfine uyguladığı halde başarılı olabiliyor?

Yazımızı okuyarak beyninizin mantıklı tarafının ve vücudunuzun aynı anda çalışmasına imkân veren yeni tekniklerle düşünce yapınızı değiştirip hayalinizdeki kiloya daha rahat bir şekilde kavuşabilirsiniz.



Kendinizi hiçbir şeyden mahrum etmeyin
Arkadaşlarınızla birlikte bir restorana gittiniz ve yemeklerinizi yedikten sonra herkes tatlı siparişi vermek istedi. Siz ise fazla kilolarınızı düşünerek bir dilim kekten uzak durmayı tercih ettiniz. Bu şekilde davranarak, hormonlarınızın pompalanmasına ve yemek yeme isteğinizin artıp vücudunuzda yağ depolanmasına sebep olursunuz.

Neden işe yarıyor? Yapılan bir araştırma, kalori alımı yüzde 50'ye düşürülen bir grup insanın altı ay içinde yemek konusunda takıntılı bir şekilde davranmaya başladığını ortaya çıkardı. Bu insanlar hem aşırı miktarda yemek tüketiyor hem de depresif hareketler sergiliyorlardı. Uzmanlar buradan yola çıkarak, inkar etme yönteminin kilo verme konusunda hiçbir yardımı olmadığını ortaya çıkardı.

4 gün içinde yapılabilecekler: Tehdit altında hissetmek ve yoksun kalma düşüncesi, normalden daha fazla yemek yemenize sebep olur. Bu durumdan kaçınmak için kendinizi sakinleştirmenin bir yolunu bulmanız gerekiyor.

Aç olmadığınız bir zaman dilimini seçerek yalnız olabileceğiniz bir yere gidin. 10 dakika boyunca derin derin nefes alın. Nefesinizi verirken, sakinleştirici bir etkiye sahip olan "Her şey yolunda" cümlesini yüksek sesle söyleyin. Bu egzersizi yaparken kendinizi stres altında hissederseniz, ağzınızda stres hormonlarının sebep olduğu acı bir tat oluşur. Bu egzersiz, diğer kilo verme stratejilerinin temelini oluşturur. İyice rahatlayana kadar bu yöntemi uygulayabilirsiniz.

Nasıl hep zayıf kalınır? 
Yaşadığınız ortam; çok fazla yemek yemeniz ya da sağlıklı beslenmeniz konusunda önemli rol oynar. Herhangi bir stres anında çikolataya uzanmanıza sebep olan çevrenizden uzaklaşarak, sizi mutlu edecek bir ortam yaratmaya çalışın.

Neden işe yarıyor? Bağımlılık konusunda yapılan bir araştırma, kafeste tutulan farelerin morfin katılmış suya bağımlı hale geldiğini ortaya çıkardı. Kafesin dışında kalanlar ise bu sudan uzak durmayı tercih ettiler. Yani, kendinizi nekadar özgür hissederseniz, kaygılarınızı gidermek için dış kaynaklara o kadar az başvurursunuz.

4 gün içinde yapılabilecekler: Kendinizi tuzağa düşmüş hissettiren insanlar, yerler ve durumların listesini çıkartın. Sonra bunların ortak noktasını bulmaya çalışın. En sonunda, sizi sakinleştiren şeylerin bir listesini çıkartın. Birinci listedekileri eleyin ve ikincidekileri hayatınıza daha çok dahil edin. Bu şekilde sizi hayal kırıklığına uğratan şeylerden uzak durarak sağlıklıbir birey haline gelebilirsiniz.



Tabakta yemek bırakmanın yolları
Çoğumuz, karnımız doysa bile, yemeğin çöpe gitmemesi için tabağımızdaki her şeyi bitirmeye çalışırız. Küçüklüğümüzden beri bırakamadığımız bu alışkanlık, kilo verme konusunda en büyük engellerden biridir.

Neden işe yarıyor? Çok değişik besinlerle kuşatıldığımız halde, psikolojiniz ormanda kaybolmuş ve yemek arıyormuşsunuz gibi davranmanıza sebep olur. Doğuyoruz, büyüyoruz, besleniyoruz ve yemek yemeyi bir fırsatçılık olarak görmeye başlıyoruz. Yani, yemek önümüze konulduğunda onu tamamen bitirmek isteyen bir anlayış oluşturuyoruz.

4 gün içinde yapılabilecekler: Bu egzersizi, en sevdiğiniz 'yasaklı' yiyecek için uygulamadan önce, daha az sevdiğiniz bir yemekle deneyin. Acıkana kadar bekleyin ve sonra tabağınızı yemekle doldurun. Her lokmada doygunluk hissinizi ölçün. Sıfır; aç, 10; tok anlamında gelsin. Çatal ve bıçağınızı bırakmadan önce, ölçünün 8 olduğundan emin olun. Bir panik atak hissi yaşamadan daha az sevdiğiniz bir yemeği tabakta bırakabiliyorsanız, aynı egzersizi en sevdiğiniz yemekle de deneyebilirsiniz. Bu yemek yeme stilini her gün tekrarlayabilirsiniz. Dört gün boyunca her yemeğin sonunda tabağınızda biraz yemek bırakarak bunu yapmaya devam edin. Bu konuda alışkanlık kazandığınızı göreceksiniz.

Ruhunuzu besleyin
Öğünler arasında zararsız abur cuburlardan tükettiğinizde karnınızda oluşan tokluk hissi, öğünleri daha hafif bir şekilde atlatmanızı sağlar.

Cips, çikolata gibi abur cuburları hayatınızdan çıkarmalı ve sizi aynı şekilde mutlu edebilecek hobiler edinmelisiniz. Bir şeyler yemek istediğinizde, aklınıza abur cubur dışında başka şeyler getirerek açlık hissinden uzaklaşabilirsiniz.

Neden işe yarıyor? Koşu bandında veya açık havada koşabildiğiniz kadar koşun. İyice yorulduktan sonra yoğun bir açlık hissetmeye başlarsınız. Vücudun verdiği bu açlık reaksiyonu, stres hormonlarının artmasına ve beynin tatlı tüketmeniz konusunda sizi teşvik etmesine sebep olur. Böyle bir durumda aşık olduğunuz o ilk anı düşünerek kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan hormonların salgılanmasını sağlayın. Beyninize talimat vererek yağdan uzak durmasını tembihleyebilirsiniz.


4 gün içinde yapılabilecekler: Sevgilinizle evi toplamak gibi sizi abur cubur tüketmekten uzak tutacak şeylerin listesini çıkartın. Bunların, sizi zararlı besinler tüketmenin zevkiyle aynı derecede mutlu edeceğinden emin olun. Bu egzersizleri yaptıktan sonra sorunun kaloriyle ilgili olmadığını anlayabilirsiniz. Tavsiyelerimiz sayesinde ideal kilonuza ulaşabileceğinizi göreceksiniz. Ayrıca yemek yeme alışkanlıkları konusunda kendinizi eğiterek incelmenin yanında daha mutlu ve sakin bir insan haline de gelmeniz mümkün.

ekolay.net

Sizi ideal kilonuza ulastiracak 4 altin kural

Posted by Sağlık Kaynağı on 7 Nis 2010 , under | yorum (0)




O kadar çok acıktınız ki adeta kurt gibi açsınız, zaten çok vaktinizde yok; hemen bir şeyler yiyip işe koyulmanız gerekiyor.   

İşte sizin için tehlike canlarının çaldığı anlardan biri ama aşağıdaki 4 altın kuralı uygularsanız, düzensiz yemek yeme veya kalorili yiyecekler tüketmeniz kilo vermenizi engellemez.

Şimdiye kadar öğrendiğiniz ya da uyguladığınız tüm kilo verme programlarında temel sorunlardan biri kalıcılığın sağlanamaması; bununda en büyük etkenlerinden birisi vücut sistemine, kültürümüze ters olan programlar…

Şimdi, zihninize, bedeninize ve kültürünüze uyumlu bir yöntemi paylaşmak istiyorum. Programın temelinde 4 altın kural var. Bunu gerçekleştirdiğinizde ideal kilonuza en kısa sürede ulaşacağınıza emin olun…

Kural 1
Acıktığınızda yemek yiyin.


İlk ve en önemli kuralımızdır. İnsanlar genelde kilo vermek için açlıktan mideleri birbirine yapışana kadar yemek yemezler. Sonrasında oluşan ve yemek yediklerinde başlayan krize engel olamazlar tabiî ki, kendilerini kaybederler ve tıka basa yemek yerler…

Zaten böyle bir programda 3-5 gün sürebilir. Faydasından çok zararı vardır.

Açlık sınırın en sonu olan fiziksel açlık düzeyine gelmeden yemek yemeniz gerekir. Bu düzey tam tersi olan dolu haldeyken de olmamalı, tam orta noktasında hani en basit tabirle hafif açlık dediğimiz civarlarda yemek yemeniz en doğrusudur. Bunun için öğün sayısını artırmanız gerekir.

Kural 2
Yemeniz gerektiğini düşündüğünüz şeyi değil, ihtiyacınız olan kadarını yiyin.


Bu kural, gördüğünüz ve canınızın çektiği her şeyi yemenizi söylüyor. Yapılan diyetlerde en önemli hata sistemin zıttı girişimlerde bulunmaktır. Bu şu demek; siz pastayı kalorili yağlı diye kötü bir şekilde etiketlerseniz. Canınız pasta istediğinde var olan sisteme aykırı davranmış olacaksınız. 

Kural 3
Bilinçli ve yavaş yemek yiyin!


Yaptığımız en büyük hatalardan birisi çok hızlı yemek yemek.

Çok acıkana kadar bekleyip çok hızlı yemek yiyorsanız emin olun sizin için hiçbir programın faydası olmayacaktır. Her lokmanın tadını çıkarın sanki yemek yediğiniz masada bir yemek yarışması var ama bu yavaş yemek yeme yarışması ve siz birinciolacaksınız. Hatta abartın ve her lokmadan sonra çatalı, kaşığı bırakıp aldığınız lokmayı çoğalta çoğalta yiyin. Mümkün olduğunca televizyon karşısında ya da başka bir şeyler yaparken yemek yemeyin. Ne kadar yediğinizin farkında olmadan tıka basa doyduğunuzun iş işten geçtikten sonra farkına varırsınız.

Kural 4
Doyduğunuzu hissettiğiniz an yemeği bırakın!


Tabağınızda her ne kadar yemek kaldı ise kalsın doyduğunuzu hissettiğiniz an yemeği bırakın. Bunun alıştırmasını yapmakta önemli çünkü birçok insan kendi toklukları ile ilgili sinyalleri almakta zorlanıyor. Aynı bir kasınızı çalıştırmak gibi çalıştıkça gelişiyor.

Hipnoz altında bu tür alıştırmaların da çok büyük etkileri oluyor. Ancak bunu siz de çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Normal yemek sırasında bu konudaki farkındalığınızı geliştirebilir, doygunluk hissiyatınızı artırabilirsiniz.

Her ne kadar çocukluğumuzda bizlere hep tabağımızdaki yemeği bitirmemiz gerektiği söylendi ve bunlarla ilgili birçok hikâye uydurulduysa da, artık geçmişin hipnozundan kurtulmanın zamanı gelmedi mi? 

Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayınız, eğer canınız yemek için bir şey çekiyorsa vücudunuzun bilgeliğine inanın, canınızın çektiği o yiyecekten alacağınız bir fayda mutlaka vardır. Siz bu istediğiniz şeyi yemedikçe içinizdeki sisteme karşı harekete geçmiş olacaksınız ve inanın bu içinizdeki çatışmaya çok fazla dayanamazsınız. Ama tabaktaki tüm pastayı bitirmeyin, sadece birkaç lokma alın.

Bir haftada 3 kilo verin!..

Posted by Mehmet AK on 2 Nis 2010 , under | yorum (0)




Deniz, güneş ve tatil mevsimi yaklaşıyor. Yaz keyfini sağlıklı bir şekilde sürdürmeniz için özel bir diyetimiz var. Birinci diyet önerimiz haftada 3 kilo verebileceğiniz 15 günlük şok bir program.

Betakaroten deposu olan havuç ağırlıklı bu diyetle cildiniz içten beslenerek pürüzsüz bir bronzluğa kavuşacak ve kilolarınız eriyecek. Haftada 1-2 kilo verebileceksiniz. Bu diyetin bir başka özelliği de çağın vebası kansere karşı etkili olması. Özellikle cilt kanseri vakalarının son yıllarda artması, havuç diyetinin önemini daha da artırıyor.


PAZARTESİ 

Kahvaltı: 1 çay kaşığı reçel sürülmüş 3 ince dilim kızarmış ekmek,
1 fincan çay veya kahve
Ara öğün: 150 gr taze meyve
Öğle: 200 gr tahıl ilaveli yoğurt,1 kase karışık meyve
İkindi: 1 bardak meyve suyu
Akşam: 100 gr kabaklı pilav,150 gr karışık mevsim salatası,1 bardak maden suyu veya su  

SALI 
Kahvaltı: 200 gr taze meyve, 1 fincan çay veya kahve
Ara öğün: 1 kase yağsız yoğurt
Öğle: 1 su bardağı
meyveli süt, 150 gr taze meyve
İkindi: 1 kase limonlu puding
Akşam: 200 gr ızgara tavuk veya hindi,200 gr haşlanmış kabak ve havuç, 1 bardak maden suyu veya su  

ÇARŞAMBA 
Kahvaltı: 1 çay kaşığı bal sürülmüş 1 dilim kepek ekmeği, 1 fincan çay veya kahve
Ara öğün:150 gr taze meyve
Öğle: Yoğurtlu sebze püresi, 1 taze meyve
İkindi: 1 külah meyveli dondurma
Akşam: 200-250 gr az yağlı balık, 200 gr haşlanmış sebze, 4-5 diyet bisküvi, 1 bardak maden suyu veya su  

PERŞEMBE 

Kahvaltı: 1 bardak sütlü kahve
Ara öğün: 1 bardak taze meyve suyu
Öğle: 1 paket diyet bisküvi, 150-200 gr taze meyve, 1 bardak maden suyu
İkindi: 1 fincan çay
Akşam: 100 gr domatesli makarna, 200 gr yoğurtlu patlıcan salatası (yağsız),1 bardak su veya
maden suyu  

CUMA 
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 1 çay kaşığı bal sürülmüş 3 ince dilim kızarmış kepek ekmeği
Ara öğün: 1 bardak taze meyve suyu
Öğle: 200 gr haşlanmış sebze, 1 bardak domates suyu
İkindi: 1 fincan çay
Akşam: 2 haşlanmış yumurta, 150 gr haşlanmış taze fasulye, 1 bardak maden suyu veya su  

CUMARTESİ 

Kahvaltı: 1 kase light yoğurt, 1 fincan çay veya kahve
Ara öğün: 200 gr taze meyve
Öğle: 150 gr sade pizza, 1 bardak maden suyu
İkindi: 1 küçük külah meyveli dondurma
Akşam: 100 gr kurubaklagil yemeği, 100 gr patates ve 150 gr ıspanak ilaveli çorba,
1 bardak su  

 PAZAR 
Kahvaltı: 1 fincan çay veya kahve, 1 kase komposto
Ara öğün: 1 bardak greyfurt suyu
Öğle: 200 gr yoğurt
İkindi: 1 paket diyet bisküvi
Akşam: Birkaç diş sarımsak, 1 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 sivribiber ilaveli 6 çorba kaşığı makarna, yoğurtlu
150 gr semizotu,
1 bardak maden suyu. 

milliyet.  com.  tr



Yeni Atkins Diyetiyle Zayıflayın

Posted by Mehmet AK on 31 Mar 2010 , under | yorum (0)




70'li yıllarda ortaya çıkan Atkins diyetini milyonlarca insan denedi, kilo verdi ve sonrasında o kiloları geri aldı. 90'lı yıllarda Renee Zellweger ve Jennifer Aniston gibi Hollywood yıldızları sayesinde bu diyet zirveye ulaştı. Fakat bu diyetin yağ ve et odaklı olması sağlık uzmanları arasında tartışmalar yarattı.

Bazı Amerikalı doktorlar tarafından incelenen bu diyet üzerinde 150'ye yakın inceleme yapıldı ve bu diyet daha sağlıklı bir şekilde yenilendi.

Yeni versiyonda meyve ve sebzeye ağırlık verildi. Bu diyet o kadar başarılı ki bir kaç hafta içinde etkisini gösteriyor.



Eski diyet şeklinde istediğiniz kadar protein alabiliyordunuz fakat yenilenendiyette günlük protein alımı her yemekle 113-170 gram.

İlk günden itibaren sebze yemek serbest. Böylece vejeteryanlar da bu diyeti kolaylıkla uygulayabilirler.

Çilek, baklagiller ve alkol 2 hafta sonrasında alınabiliyor. Buna ek olarak yeni diyette seçenek şansınız var ve bu diyeti metabolizmanızın hızına göre ayarlamanız mümkün.

Yıllarınızı değişik diyetlerle harcamışsanız ve hala 50 kilo üzerinde iseniz birinci aşamada yeteri kadar kalmalısınız.

İdeal kilonuza ulaştıktan sonra kişisel bir plana geçebilir ve uzun dönemde yemek yeme alışkanlığınızı değiştirebilirsiniz.

Sonuç olarak yeni Atkins diyetinde daha fazla karbonhidrat tüketiyorsunuz, sağlıklı yemekleri daha fazla yiyorsunuz ve kilo veriyorsunuz.

En çok tüketmeniz gereken yiyeceklerle diyete başlanıyor ve üzerine yemekten hoşlandığınız ürünler ekleniyor. Karbonhidratlara olan kişisel hoşgörü ile bu diyet şekilleniyor.

1. Düşük karbonhidratlı sebzeler

2. Yağ oranı yüksek, karbonhidrat oranı düşük günlük yiyecekler.

3. Çilek, kiraz, vişne

4. Domates ve sebze suları

5. Meyve

6. Tahıl ürünleri

7. Baklagiller

Örnek günlük menüleri deneyin!

Atkins diyetinin ilk aşamasında her yemekle birlikte protein tüketiyorsunuz.


Kahvaltı: 2 tane kızarmış yumurta

Atıştırmalık: Bir fincan salatalık dilimleri ve 2 dilim çedar peyniri

Öğlen: Yeşil salata ile karıştırılmış 1 kutu ton balığı

Atıştırmalık: Fırında kızarmış hindi dilimleri

Akşam: Mantarlı hamburger köftesi, 2 dilim çedar peyniri ve 2 bardak yeşil salata


2 hafta sonra yavaş bir şekilde günlük karbonhidrat alımınızı yükseltebilirsiniz.

Kahvaltı: 2 yumurtalı omlet, rendelenmiş peynir ve 1 tane portakal

Atıştırmalık: 50gr ceviz 110 gr domates suyu


Öğlen: Soslu kızarmış tavuk, karışık salata, 2 tane havuç, bir kap tatlı mısır

Atıştırmalık: 1 tane kayısı ve peynir

Akşam: Kuzu kebap, 1 fincan düşük karbonhidratlı makarna, 1 fincan bürüksel lahanası, 1 tane salata soslu havuç

Yemeniz serbest olan bazı tatlı önerileri

Çikolatalı puding

1 yemek kaşığı krema, 1 yemek kaşığı şekersiz kakao tozu ve biraz vanilya esansı.

Ahududulu dondurulmuş kremaŞekersiz jöleyi buzdolabına koyun ve üzerine bir top dondurma koyun.

Vanilya Sütün içine düşük karbonhidratlı vanilya tozu katın. Bir top dondurma ekledikten sonra karıştırın. Gerekirse tatlandırıcı koyun.

saglikkocu. blogspot.com