-
Son Eklenen Makaleler
Sağlıklı Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlıklı Beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Patates kızartması, dişler için çikolatadan daha zararlı

Posted by Onur ALPAY on 17 Ağu 2011 , under , | yorum (0)



Antalya Diş Hekimleri Odası Başkanı Caner Güleç, fast foodların (hazır yiyecek) içerisinde bulunan patates kızartmasının dişlere iki kat daha fazla zarar verdiğini söyledi.


Yine kola, fast food yiyecekler, raf ömrü uzun olan unlu mamuller, çikolata ve şekerden daha zararlı. Güleç, özellikle bazı unlu mamullerin raf ömrünü uzatmak için katılan kimyevî maddelerin dişlerin düşmanı olduğuna dikkat çekti.

Aslında şeker ve çikolatanın adının çıktığını belirten Güleç, bu ürünlerin haksız bir rekabete maruz kaldığına, dişler üzerinde bulunan mikro organizmaların bu gıdalardan beslendiğine işaret etti. Tüketilen gıdalardan sonra günde en az bir kere dişlerin fırçalanması gerektiğini ifade eden Caner Güleç, "Dişler üzerinde bulunan gıda artıklarının uzaklaştırılması gerekiyor. Dişlere daha çok zararlı olarak bilinen gıdaları yenmesi durumunda ağız mutlaka su ile çalkalanmalı." dedi.

zaman. com. tr


Ramazan’da kavun ve karpuz ile susuz kalmayın !

Posted by Onur ALPAY on 7 Ağu 2011 , under | yorum (0)



Ramazan’da kavun ve karpuz ile susuz kalmayın !
Ramazan ayının yaza gelmesi çok uzun süreli aç ve susuz kalınacağı için zor olsa da; meyvenin en zengin dönemine rastladığı için suyun yanı sıra meyve tüketiminizi artırarak uzun süreli susuzluğa dayanabilirsiniz.

Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Yıldırım Karacanoğlu Ramazan’ın yaza denk gelmesiyle birlikte su tüketiminin artması gerektiğini; ancak çok fazla su tüketemeyenler için yaz meyveleri kavun ve karpuzun susuzluğu gidermede çok iyi bir alternatif olduğunu dile getirdi.

Onbir ayın sultanında iftar sofralarının baş tacı olan; tüketimi zirve yapan hurma ve kayısının kalsiyum deposu olduğuna değinen Karacanoğlu, ‘Yüksek kalsiyum ve potasyum içeren hurma, kayısı gibi meyveler terlemeyle kaybettiğimiz mineralleri yerine koymak için çok iyi bir kaynaktır. Ayrıca özellikle kadınlarda daha sık görülen kemik erimesini önlemek amacı ile süt yoğurt gibi asıl kalsiyum kaynaklarının yanında hurma ve kayısı da her gün tüketilmelidir. Yüksek kalsiyum değerleri bu açıdan çok işe yarayacaktır. Bu meyveleri de ara öğünlerde ve her sofranızda tüketmeye devam edin.’ açıklamasında bulundu.

Ramazanda sağlıklı beslenme

Posted by Onur ALPAY on 5 Ağu 2011 , under | yorum (0)



Ramazanda sağlıklı beslenme
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.

* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.

* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.

* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.

* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.



* Ramazan’da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.

* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.

* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.

* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.

* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.

* Ramazan’da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.

www. hurriyet. com. tr

Fazla Peynir Kanser Yapıyor!

Posted by Onur ALPAY on 27 Şub 2011 , under | yorum (0)



Günde 53 gramdan fazla peynir tüketen kişilerde kanser riski artıyor.

Habertürk’ün haberine göre Hollandalı ve Belçikalı bilim insanlarının yaptığı araştırmada, fazla peynir tüketmenin mesane kanseri riskini artırdığı ortaya çıktı.

200 kanser hastası ve 386 sağlıklı kişinin verileri incelenerek yapılan araştırmaya göre, günde 53 gramdan fazla peynir tüketen kişilerde mesane kanseri riski, yüzde 50’den fazla yükseliyor. Uzmanlar zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz beslenme şeklinin riski azalttığına dikkat çekti.

Mehmet Oz'den 5 Besin

Posted by Mehmet AK on 5 Mar 2010 , under , | yorum (0)




Mehmet Öz'dGünlük İhtiyacınız İçin 5 Besin   
Lif
Meyve, sebze ve tam buğdayda mevcut olan Lif hazım için gereklidir. Lif, ayrıca diyabet ve kalp hastalığı riskinizi de azaltır.
Günlük lif ihtiyacınızı karşılamak için ahududu, frambuaz, yulaf ezmesi, mercimek ve pişmiş enginarı mutlaka yiyin.

D Vitaminin öneminin farkına değiliz.
Belki de doğada D vitamini içeren çok fazla besin olmadığındandır.
D Vitamini kemik sağlığınızı iyileştirir ayrıca bağışıklık sisteminize de faydalıdır.D vitamini almanın en iyi yolu asında göğüs dekoltesi, sırt ya da bacaklarınıza 15 dakika boyunca güneş banyosu yapmaktır. Yüzünüzü ve ellerinizi yaşlanmaya karşı her zaman korumanız gerektiğini unutmayın.
Ve ilk 15 dakikadan sonra tüm vücudunuza UVA ve UVB içeren güneş koruyucucu sürmeyi ihmal etmeyin.

Su
Düşünerek ya da beceri gerektirmeden başarılabilecek bir konu. Aslında günde ne kadar su içmeniz gerektiğini söyleyen genel bir formül yok. Günlük su ihtiyacınızın belirlenmesi genel sağlık durumunuz, hareketliliğiniz ve nerede yaşadığınız gibi bir çok faktöre bağlı.
Yeterli su içip içmediğinizi gösteren bir rehber sunmak gerekirse; gün boyunca ender susamak ve renksiz ya da hafif sarı 1.5 litreye yakın idrara çıkmak. Ayrıca suya elektronik bir karışım ekleyerek içebilirsiniz. İçtiğiniz suya yarım çay kaşığı kabartma tozu, tat vermesi içinde 1 çay kaşığı kaktüs özü ve 1 çay kaşığı da deniz tuzu ekleyebilirsiniz.
Böylelikle vücudun su kaybetmesini önleyecek ve enerjinizi de arttıracaksınız. Karışımın içerisinde yapay hiçbir madde olmadığı gibi, kilo aldırmaz ve formda kalmanıza yardımcı olur.

Kalsiyum
Birçok kişi iskelet yapısının doğru gelişmesi için kalsiyumun önemini biliyor. Ancak kalsiyum kilo kaybına yardım ettiği gibi, kolon kanseri gibi bazı kanserlerden de sizi korur.
Günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılayacak dozda bir vitamin alın ya da kalsiyumdan zengin süt, fasulye, kuru kayısı gibi besinler tüketin. Kalsiyumu D Vitamini ile birlikte aldığınız zaman daha doğru kullanılmış olacaksınız.

Omega 3
Beyin ve kalp sağlığı için çok gerekli olan Omega 3, ayrıca vücudun kanserle savaşmasına da yardımcı olur. Omega 3 yağlarının kaynağı balık yağı, bazı bitki ve fındık yağında mevcuttur.
Omega 3 yağ asitleri kalp krizi ve felç riskini azaltmakta ve tansiyonu düşürmekte güçlü rol oynar.
realage. com

Bademin yararlari saymakla bitmez!

Posted by Mehmet AK on 26 Şub 2010 , under | yorum (0)




İştahınla baş edemiyor musun? Ya da kan şekerin sürekli düştüğü için bir türlü diyet yapamıyor musun? O halde oldukça besleyici olan yemişlerden bademe bir göz atalım.

Süper güçleri:
Kas yapımı sağlar, iştahla savaşır.

Düşmanları:
Obezite, kalp rahatsızlıkları, kas kaybı, kırışıklıklar, kanser, yüksek kan basıncı.




Gizli silahları:
Protein, tekli doymamış yağ, E Vitamini, magnezyum, fosfor.

Nasıl tüketmeli?
• Doyurucu ve lezzetli bir aperatif için, fırın tepsisine, pişirme spreyi sık ve bir avuç badem ekle. 200° ısıtılmış fırında beş, 10 dakika pişir. Fırından al ve esmer şekerle birlikte tarçın serp. Tuzlu olsun istiyorsan kırmızıbiber ve kekik ile karıştır. Bir avuç mısır gevreği, sade yoğurt veya donmuş yoğurda ekle.
• Salatanın çıtır çıtır olması için doğranmış bademleri doğranmış lahana ve biraz pirinç sirkesi ile karıştır.
• Tavuk veya balığı, ekmek kırıntıları yerine ezilmiş bademlerle kapla.

Bademin faydaları
Tatlı badem tohumlarında az miktarda protein, demir ve kalsiyumla birlikte yüksek oranda yağ bulunur.

Acı badem ağız yoluyla alındığında göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici etkisi olmakla birlikte yüksek dozda alındığında zehirlenme etkisi yaratır.

Ülkemizde kabukları soyulup taze olarak ya da kavrularak yenilmesinin yanı sıra, pasta, şekerleme ve tatlılarda yaygın olarak kullanılır. İçi bademli nikâh şekerleri yaptırmak ve şık ambalajlar içerisinde davetlilere dağıtmak da, özellikle yaygın bir gelenektir. Bademin vücudumuza etkileri şu şekildedir

• Sinirleri güçlendirir.
• Göğüs hastalıklarını, beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
• Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
• Böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihapları iyileştirir.
• Badem yağı ise hazımsızlığa iyi gelir.
• Yumuşatıcı, balgam söktürücü, sakinleştirici özellikleri olan badem de ev eczanemizin vazgeçilmezlerindendir.

Burun kuruluğunun tedavisinde badem yağı
Çocuklarınız veya siz bu rahatsızlıktan kurtulmak için günde iki /üç kere bir/iki damla badem yağını burunlarınıza damlatarak bu problemden kurtulabilirsiniz.

• Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.
• Sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde bir iki damla badem yağı kullanmalıdırlar.
• Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini %50 azaltır.
• Her gün 42 gr badem, fındık yediğimizde kalp hastalığı riski azalmaktadır.
• Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.
• Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.
• Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

ekolay. net

Omru uzatan 10 meyve

Posted by Mehmet AK on 19 Şub 2010 , under | yorum (0)



Okinawa’da insanlar, bol bol meyve yiyor. Mümkünse kabuklarıyla birlikte tüketilen meyveler, vücut sağlığının en önemli yapı taşları olan vitamin, mineral, lif içeriyor. 

PORTAKAL
Okinawa’da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır. 


ANANAS
Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan ‘bromelain’ adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.


AVOKADO
Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.


ELMA
 Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.   

ERİK
Okinawa’da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!


KARPUZ
Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging’dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.
GOYA
Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatış-tırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.
JAPON ARMUDU
Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim   armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.
KİRAZ
Kiraz zamanı, Okinawa’da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid’ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.
LİMON
Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid’lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
BAHARATLAR
Kardomom 
Bağırsaklar ve solunum için çok yararlıdır. Tohumları doğrudan yeterli miktarda çiğnenir. Aynı zamanda tatlılarla da kullanılır.
Zencefil
Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değildir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindirime yardımcı olur ve mide bulantısıyla  savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve beyin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün. (Genelde kurumuş ya da       dondurulmuş olarak satılır.) Sebze ve balıkla güzel bir koku verir.
Hardal
Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlarda saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatıcı ve uyarıcı etkisi vardır.
Karabiber 
Herkes tarafından bilinir, tek başına tüketilen baharatların dörtte birini karşılar. Düşük dozda pankreas ve mide dostudur. Nezle ve ateşle savaşır, ama özellikle idrar yolları rahatsızlığınız varsa az tüketmelisiniz.
Zerdeçal
Anti-aging baharatlarının yıldızıdır. Sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır. Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enflamatuardır. Geleneksel olarak inkar edilemez; anti-viraldir. Diğer bir deyişle grip ve nezlede virüslerin yayılmasını engeller. Genel olarak bağışıklığı güçlendirir. Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle kolesterol oranını düşürür. Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller. Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur. Menopoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur. Güzel bir CV değil mi?
  milliyet. com. tr

Griple Savasan 5 Meyve

Posted by Mehmet AK on 18 Şub 2010 , under | yorum (0)



Griple Savaşan 5 Meyve
Eğer günlük gereken 5 meyve ve sebzeyi yemiyorsanız işte size yeni nedenler.

Meyveler kışın maruz kaldığımız grip mikroplarıyla savaşır. “Vitaminler bağışıklık seviyenizi yüksek tutar ve sizi gripten ve nezleden korur.” diyor Amy Howell. Meyveler aynı zamanda kalp hastalıklarını ve kanser riskini azaltır.
Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için aşağıdaki 5 meyveyi deneyin.




                                                                                                    
Elmalar

Beslenmenizdeki en popüler antioksidan kaynağı elmalardır. Bir elma 1,500 mg'lık C vitamini ile doludur. Elmalar flavonoid içerir ve bunlar da sizi hastalıklardan ve kanserden korur.

Papaya

Papayalar gribi sisteminizden atmanıza yardımcı olur. Beta-carotene, papayalardaki C ve E vitamini sisteminizdeki iltihabı ve astım etkilerini azaltır.

Kızılcık

Kızılcık (yaban mersini) sık tüketilen meyve ve sebzelerden daha çok antioksidana sahiptir. 1 porsiyonu 5 porsiyon brokoliye eşittir. Kızılcıklar doğal probiyotiklerdir, sindirim sisteminizdeki iyi bakteri seviyesini arttırır ve sizi besin zehirlenmesinden korur.

Greyfurt C vitaminiyle dolu olmasının haricinde limonoid adlı bir bileşime sahiptir. Bu bileşim kolestrolü düşürebilir. Kırmızı çeşitleri ise kanserle savaşan likopen kaynağıdır.

Muz


B6 vitamini için en yüksek kaynak olan muzlar aynı zamanda yorgunluğa, depresyona, strese ve uykusuzluğa yardımcı olur. Muzlar yüksek magnezyuma sahiptir bu da kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olur. İçerdiği potasyum ise sizi kalp hastalığından ve yüksek tansiyondan korumaya yardımcı olur.

mynet. com

Meyveler neye faydaliysa ona benziyorlar!

Posted by Mehmet AK on 13 Şub 2010 , under | yorum (0)




Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tayar, yaptığı açıklamada, doğadaki tüm meyve ve sebzelerin sağlık açısından çok önemli vitamin ve mineraller içerdiğini söyledi.
Yaz, kış demeden sofraları süsleyen bu ürünlerin şekillerinin en fazla faydalı oldukları organları işaret ettiğini savunan Tayar, dilimlenmiş havucun kesitinin insan gözüne benzediğini, göz bebeğinin havuç gibi çizgilerden oluştuğunu bildirdi
Göz sağlığı açısından büyük önem sahip havuçla birlikte kivinin de aynı özellikleri taşıdığını belirten Tayar, şöyle konuştu:

"Dilimlenmiş kivi göz bebeğine benzerlik gösterir. Kivi, antioksidanlar (E ve C vitamini) ve carotenoidlerce (beta caroten, lutein) zengindir. Lutein, yaşlılığa bağlı ortaya çıkan görme bozukluklarının önlenmesinde önemli yer tutar. Ortadan kesilmiş domates dört kompartımanlı görülür. Kalp de kırmızı ve 4 bölümden oluşur. Domates, kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı rol oynayan lycopene içerir. Nar çekirdekleri, kan hücrelerine benzerlik gösterir. Nar, kalp sağlığı için önemli bir antioksidandır. Zararlı hücrelerin tutulmasına yardımcı olur. Salkım halinde asılan üzüm de kalp şeklinde görülür. Her üzüm tanesi kalpte bulunan kan hücrelerini gösterir. Üzüm, kan yapıcı olarak bilinen bir gıdadır ve kalbe iyi gelir. Ceviz şekil olarak beynin loblarına benzer bir özellik gösterir. Ceviz yüksek oranda omega-3 yağları ile birçok vitamin ve mineral içerir. Bunlar, beynin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde yardımcı olurlar."
Tayar, patlıcan, avakado ve armut ortadan ikiye kesildiğinde, anne rahmine benzer şekil gösterdiğini ifade ederek, bu gıdaların, dengeli tüketilmesi durumunda hormonal dengeyi sağlayacağını ve rahim kanserinin önlenmesine yardımcı olacağını bildirdi.
İncirin "erbezlerine" benzer bir şekle sahip olduğunu vurgulayan Tayar, "Çinko, folik asit ve diğer minerallerden zengin olan incir, erkeklerde sperm kalitesi ve hareketliliğini artırarak erkeklerde kısırlığın önüne geçtiği belirtiliyor" dedi.
Tayar, zeytin ve kadın yumurtalıklarının da şekil olarak birbirine benzediğini dile getirerek, zeytinin yumurtalıkların sağlığı ve fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynadığını bildirdi. Soğanın vücut hücrelerine benzerlik gösterdiğini belirten Tayar, şöyle devam etti:
"Soğan, serbest radikalleri nötralize ederek hücrelerin zarar görmesini engelleyen önemli bir antioksidan kaynağıdır. Taneli meyveler ve narenciyeler, meme bezine benzerler. Narenciyeler, flavonoid ve limonen içerir. Bunlar meme bezlerinde lenf hücrelerinin hareketini düzenler. Brüksel lahanası ve brokoli kanser hücresine benzerlik gösterir. Brüksel lahanası lif, vitamin C, betacarotene (vitamin A) ve azotça zengindir. Bunlar, kanser riskinin önlenmesine yardımcı olurlar. Brokoli de kansere karşı iyi geliyor."
mynet. com

Hangi mevsimde hangi sebze meyve yenmeli

Posted by Mehmet AK on , under | yorum (0)




Modern besin teknolojisi artık sebze ve meyvelere her mevsim ulaşılabilirliği sağlıyor. Ve böylece manav tezgâhları maalesef aralık ve ağustosta bile neredeyse aynı gözüküyor.

1997’de İngiltere’de Tarım Bakanlığı tarafından yürütülmüş bir araştırmada yazın toplanan pastörize sütlerin besin öğeleri ile kışın toplananlar arasında anlamlı bir farklılık çıktı. Kışın iyot miktarı daha yüksek, yazın ise beta karoten miktarı daha yüksek bulundu. Bakanlık, ortaya çıkan bu farklılığın nedeninin ineklerin değişen diyetlerine bağlı olduğu sonucuna ulaştı. Kışın tuz, yiyeceklerde daha fazla korunur, yazın ise daha fazla taze bitki vardır; bu nedenle süt içeriği, iki mevsimde farklı olur.
Buna benzer olarak, Japonya’da yapılan bir çalışma da kışın toplanan ıspanağa göre yazın toplananların C vitamin içeriğinde üç kat farklılık saptamıştır. Her mevsimde toprak, hava ve değişen iklim koşullarına göre bedenimizin farklı ihtiyaçları doğuyor, bu yüzden doğanın mükemmel uyumuna karşı çıkmamak lazım. İşte bazı örnekler:
OCAK
Kivi: Kış meyvesi olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmaya yardımcı olan çok iyi bir vitamin deposudur. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren lutein’i de bol miktarda içerir. Bir porsiyonda -100 gr -yaklaşık 30 kalori vardır.
ŞUBAT
Brokoli: Serin iklim sebzesi olup, lahana, karnabahar, brüksel lahanası ve şalgamla aynı familyada yer alır. Kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır. A vitamini ve birçok antioksidan için zengin bir kaynaktır.
MART
Karnabahar: Bir antioksidan olan E vitamini için iyi bir kaynaktır. Vücudumuzun elektrolit dengesinde önemli roller oynayan fosforu da içerir. Az suda haşlayarak pişirmek gerekir. 100 gramında yaklaşık 27 kalori içerir.
NİSAN
Bezelye: Sindirimi kolaydır. Protein içeriği yüksektir. İçerdiği lifler sayesinde bağırsak çalışmasını artırdığı için, kabızlık çekenlere önerilebilir. Selüloz ve diğer faydalı liflerin bağırsak hastalıkları ve kanser risklerine karşı olumlu etkileri vardır. 100 gramında yaklaşık 84 kalori içerir.
MAYIS
Enginar: En büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artrit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye edilir. İçindeki cynarine adlı maddenin, karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarına pozitif bir etkisi vardır. 100 gramında yaklaşık 53 kalori içerir.
HAZİRAN Çilek: Çilek; A, B, C vitaminleri, kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineral maddeleri bol miktarda içerir. Çilek, taze olarak sofrada yararlanılmasının yanında pastacılık, reçel, marmelat, komposto, dondurma, şıra, şarap, şampanya ve likör yapımında da kullanılmaktadır. 100 gramında yaklaşık 37 kalori içerir.
TEMMUZ
Üzüm: İçeriğinde bulunan fitokimyasalar, birçok hastalık için koruyucudur. Kuru üzümün de demir miktarı yüksek düzeydedir. Kansızlığa karşı bir C vitamini kaynağı ile tüketildiğinde, içerisindeki demirin vücuttaki kullanım düzeyi artar. Bir porsiyon taze üzümde - 100 gramında -yaklaşık 67 kalori varken, kuru üzümde bu değer 289 kaloriye kadar yükselir. Bu nedenle kuru üzüm tüketirken miktarına çok dikkat edilmelidir.
AĞUSTOS
Domates: Bol miktarda içerdiği Lycopen’in, kanser risklerine karşı koruyucu etkisi vardır. Oda ısısı ve ışıkta bu vitaminin kaybı oldukça fazlayken, soğukta kayıp minimuma iner. 100 gramında yaklaşık 22 kalori içerir.
EYLÜL
Biber: Taze biberin besin değeri çok yüksektir. Her öğünde çiğ olarak tüketilebilir. Kızartılması besin değerini azaltır. C vitamini içeriği çok yüksektir. Bu nedenle de birçok hastalığa karşı koruyucudur. 100 gramında yaklaşık 22 kalori ve 128 mg C vitamini vardır.
EKİM:
Marul: Bileşimindeki A vitamini enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Su ve lif içeriğinin yüksek olması nedeniyle zayıflama diyetlerinde ve sağlıklı beslenme kuralları çerçevesinde, her öğün salatalarda tüketilebilir. Çok düşük enerjilidir. 100 gramında yaklaşık 14 kalori içerir.
KASIM
Pırasa: Besleyici değeri çok yüksektir. Posa miktarı yüksek olduğu için bağırsak çalışmasına yardımcıdır. Bir porsiyonda -100 gramında -yaklaşık 52 kalori içerir.
ARALIK
Portakal: Antioksidanlarla dolu bir meyvedir. A, C, ve E vitaminleri ile kanser riskini artıran serbest radikallerin oluşumunu engeller. E vitamininin, aneminin önlenmesinde etkili olduğu son yıllardaki araştırmalarla saptanmıştır. Bol miktarda C vitamini içermektedir. İçeriğindeki lifler sayesinde kolesterolü düşürücü etkileri bulunmaktadır. 100 gramında yaklaşık 49 kalori içerir.

cicekansiklopedisi. com

Bu meyve bin derde deva

Posted by Mehmet AK on , under | yorum (0)




Amazon ormanlarında bulunan Açaiberry, kanserden, cinsel güce, zayıflamadan, bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar birçok etkiye sahip.
Özellikle soğuk havalarda sıklaşan hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirici doğal besin takviyeleri giderek önem kazanıyor. Bağışıklık sistemi vücudun hastalık yapan mikroorganizmalara karşı oluşturduğu savunma sistemidir. Bağışıklık sistemi güçlü bir kişide bulunan “antioksidan maddeler” saldırgan molekülleri uzaklaştırır. Eğer beslenme planı bilinçli yapılırsa bedenin sahip olduğu antioksidan miktarı artar.

Açaiberry içerisinde bulunan faydalı omega 6 ve 9 yağları, amino asit kompleksi, bitkisel steroller, sindirime yardımcı lifler ve yüksek antioksidan içeriği ile son zamanların en popüler meyvelerinden birisi olarak ün kazanmaya devam ediyor. Açaiberry, cevizden 12 kat, yaban mersininden 24 kat ve iddialı antioksidan kaynağı kırmızı şaraptan ise 30 kat daha fazla antioksidan içeriyor.

Cinsel gücü destekliyor

Açaiberry’nin bilinen faydaları bağışıklık sistemini ve enerji seviyemizi arttırarak, kalp, şeker hastalığı, kanser gibi hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmesi, yaşlanma etkilerini azaltması , cinsel gücü desteklemesidir.

Diğer yandan vücut enerji seviyesinin artmasıyla ve içerdiği lifler yardımıyla Açaiberry kilo vermenize yardımcı olur ve verdiğiniz kiloda kalmanızı sağlar. Vücudunuzda yakamadığınız yağları yakarak gün boyu enerji seviyenizi korur, zihin açıklığı sağlar.

Cinsel istek ve performansınızı artırır. Yaşlanmayı geciktirir ve şeker hastalığına faydası vardır. Metabolizmanızı hızlandırır, sindirim sisteminizi düzenler. Kan şekerini dengeler. Depresyondan uzak tutarken fiziksel gücünüzü yükseltir ve uyku probleminize iyi gelir. Kolesterol seviyenizi dengeler.

Dünyaca tanınmış Türk kardiyolog Dr. Mehmet Öz de Amerika’nın en ünlü TV şovu Oprah’ın “Ask Dr.OZ” bölümünde Açaiberry ile ilgili bilgiler vererek, kullanımının kaliteli bir yaşam ve sağlıklı zayıflama için faydalı olduğunu belirtti. Ayrıca Dr.Öz, kendi hazırladığı Dr.Öz’ün Anti-aging Check-list’inin en üst sırasına antioksidan deposu Açaiberry’i koyarak bir anlamda Amerika’da bu mucizevi meyvenin hem bilinirliğinin hem de tüketiminin rekor seviyelere ulaşmasını sağladı. Anti-aging kavramının mucitlerinden ve kendi adıyla pazarlanan anti-aging ürünleri tüm dünyada en çok satılan ürünlerden olan Dr.Perricone da kendi ‘Top Ten Süper Gıda’ listesini yayınladı ve 1. sırayı yine Açaiberry aldı.

Açaiberry’yi nereden bulabiliriz?

Açaiberry sadece Brezilya Yağmur Ormanları’nda yetiştiğinden piyasada bulmak çok mümkün değil fakat bazı markalar bu meyveyi getirterek kendi ürünleriyle karışım halinde sunabiliyorlar.

cicekansiklopedisi. com

C vitamininin bilinmeyen etkileri !

Posted by Mehmet AK on 12 Şub 2010 , under | yorum (0)




Halk arasında çok konuşulan ve kış aylarında gribe karşı en çok tavsiye edilen C vitamininin ( askorbik asid ) pek bilinmeyen, fakat çok önemli etkileri bulunuyor.

Bu konu hakkında, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Tarım şu bilgileri verdi: Gerçekte basit bir şeker olan C vitamini; bitkiler ve hayvanlar tarafından hücrelerinde yapılabilmesine karşılık, insan tarafından üretilememektedir. Dolayısı ile insan C vitaminini dışarıdan almak zorundadır. 1954 yılında Quantum mekaniğinin atom kimyası arasındaki ilişki nedeni ile Nobel Kimya, 1962 yılında nükleer silahlara karşı mücadelesi ile de Nobel Barış Ödülünü kazanan Prof. Dr. Linus Carl Pauling; 1970'li yıllarda C vitamini ile ilgili araştırmalar yapmıştır. Koroner anjiografi ile kalp damarlarında daralma görülen hastalara çok yüksek doz C vitamini vermiş, koroner damarlara ait şikayet ve lezyonların gerilediğini izlemiştir. Bu araştırmalar ile tüm dikkatler C vitamini üzerine çekilmiştir. Kuvvetli indirgeyici ve antioksidan olan, kollajen denilen destekleyici bir maddenin üretilmesini sağlayan C vitamini kasların, tendonların, damarların ve kan hücrelerinin yapısını güçlendirmektedir. Vücutta E vitaminine de dönüşebilen C vitamininin kalp-damar hastalıklarında tedavi ve koruyucu etkisi olduğu, yüksek tansiyonu belli oranda düşürdüğü, kan lipid yapısını düzelttiği ve dolayısı ile felç geçirme riskini azalttığı gözlenmiştir. Akyuvarların mikroplarla mücadele gücünü artırırken; lösemilerde habis olan bozulmuş hücreleri azaltmaktadır. İlginç değil mi? Şizofreni gibi psikotik akıl hastalıklarında C vitamininin tedaviye eklenmesi ile hissedilir düzelmeler görülmüştür. Yüzyılımızın korkulu rüyası kanserlerden de koruyucu etkisi bulunmaktadır. Özellikle akciğer ve hanımlarda meme kanseri görülme riskini azaltmıştır. Mide kanserine yol açan bazıı maddeler zararsız hale getirdiği, mide ülseri ve gastrite yol açan ‘h.pylori’ adlı mikrobun üremesini engellediği gösterilmiştir. Aynı şekilde şeker hastalığı ve gözde katarkt gelişimi C vitamini ile azaltılmaktadır. Isı ve ışığa maruz kalınca kolayca bozulan C vitamini; bilindiği gibi portakal, limon, greyfurt, çilek, domates, brokoli ve kırmızı biberde bulunmaktadır. En fazla ise karpuz kabuğundadır. Günde düzenli olarak doğal kaynaklardan 100 mg. kadar C vitamini alındığında; yukarıda bahsettiğimiz faydalı etkilerden yararlanacağımız şüphesizdir. Ancak bahsedilen hastalıkların tedavisinde çok daha yüksek dozlar kullanıldığı, halen araştırma ve spekülasyonların devam ettiği düşünülürse, bu gibi durumlarda hekime danışılması uygun olur. Halen umut olmaya devam eden C vitamini, gelecekte bahsettiğimiz hastalıklarda çok etkin kullanılacak ilaçların belki de öncüsü olacaktır.

saglikkocu.blogspot.com