Patates kızartması, dişler için çikolatadan daha zararlı
Antalya Diş Hekimleri Odası Başkanı Caner Güleç, fast foodların (hazır yiyecek) içerisinde bulunan patates kızartmasının dişlere iki kat daha fazla zarar verdiğini söyledi.
Yine kola, fast food yiyecekler, raf ömrü uzun olan unlu mamuller, çikolata ve şekerden daha zararlı. Güleç, özellikle bazı unlu mamullerin raf ömrünü uzatmak için katılan kimyevî maddelerin dişlerin düşmanı olduğuna dikkat çekti.
Aslında şeker ve çikolatanın adının çıktığını belirten Güleç, bu ürünlerin haksız bir rekabete maruz kaldığına, dişler üzerinde bulunan mikro organizmaların bu gıdalardan beslendiğine işaret etti. Tüketilen gıdalardan sonra günde en az bir kere dişlerin fırçalanması gerektiğini ifade eden Caner Güleç, "Dişler üzerinde bulunan gıda artıklarının uzaklaştırılması gerekiyor. Dişlere daha çok zararlı olarak bilinen gıdaları yenmesi durumunda ağız mutlaka su ile çalkalanmalı." dedi.
zaman. com. tr
Ramazan’da kavun ve karpuz ile susuz kalmayın !
Ramazan ayının yaza gelmesi çok uzun süreli aç ve susuz kalınacağı için zor olsa da; meyvenin en zengin dönemine rastladığı için suyun yanı sıra meyve tüketiminizi artırarak uzun süreli susuzluğa dayanabilirsiniz.
Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Yıldırım Karacanoğlu Ramazan’ın yaza denk gelmesiyle birlikte su tüketiminin artması gerektiğini; ancak çok fazla su tüketemeyenler için yaz meyveleri kavun ve karpuzun susuzluğu gidermede çok iyi bir alternatif olduğunu dile getirdi.
Onbir ayın sultanında iftar sofralarının baş tacı olan; tüketimi zirve yapan hurma ve kayısının kalsiyum deposu olduğuna değinen Karacanoğlu, ‘Yüksek kalsiyum ve potasyum içeren hurma, kayısı gibi meyveler terlemeyle kaybettiğimiz mineralleri yerine koymak için çok iyi bir kaynaktır. Ayrıca özellikle kadınlarda daha sık görülen kemik erimesini önlemek amacı ile süt yoğurt gibi asıl kalsiyum kaynaklarının yanında hurma ve kayısı da her gün tüketilmelidir. Yüksek kalsiyum değerleri bu açıdan çok işe yarayacaktır. Bu meyveleri de ara öğünlerde ve her sofranızda tüketmeye devam edin.’ açıklamasında bulundu.
Ramazanda sağlıklı beslenme
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.
* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.
* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.
* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.
* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.
* Ramazan’da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.
* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.
* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.
* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.
* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.
* Ramazan’da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.
www. hurriyet. com. tr
Fazla Peynir Kanser Yapıyor!
Mehmet Oz'den 5 Besin
Bademin yararlari saymakla bitmez!

İştahınla baş edemiyor musun? Ya da kan şekerin sürekli düştüğü için bir türlü diyet yapamıyor musun? O halde oldukça besleyici olan yemişlerden bademe bir göz atalım.
Kas yapımı sağlar, iştahla savaşır.
Düşmanları:
Obezite, kalp rahatsızlıkları, kas kaybı, kırışıklıklar, kanser, yüksek kan basıncı.
Gizli silahları:
Protein, tekli doymamış yağ, E Vitamini, magnezyum, fosfor.
Nasıl tüketmeli?
• Doyurucu ve lezzetli bir aperatif için, fırın tepsisine, pişirme spreyi sık ve bir avuç badem ekle. 200° ısıtılmış fırında beş, 10 dakika pişir. Fırından al ve esmer şekerle birlikte tarçın serp. Tuzlu olsun istiyorsan kırmızıbiber ve kekik ile karıştır. Bir avuç mısır gevreği, sade yoğurt veya donmuş yoğurda ekle.
• Salatanın çıtır çıtır olması için doğranmış bademleri doğranmış lahana ve biraz pirinç sirkesi ile karıştır.
• Tavuk veya balığı, ekmek kırıntıları yerine ezilmiş bademlerle kapla.
Bademin faydaları
Tatlı badem tohumlarında az miktarda protein, demir ve kalsiyumla birlikte yüksek oranda yağ bulunur.
Acı badem ağız yoluyla alındığında göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici etkisi olmakla birlikte yüksek dozda alındığında zehirlenme etkisi yaratır.
Ülkemizde kabukları soyulup taze olarak ya da kavrularak yenilmesinin yanı sıra, pasta, şekerleme ve tatlılarda yaygın olarak kullanılır. İçi bademli nikâh şekerleri yaptırmak ve şık ambalajlar içerisinde davetlilere dağıtmak da, özellikle yaygın bir gelenektir. Bademin vücudumuza etkileri şu şekildedir
• Sinirleri güçlendirir.
• Göğüs hastalıklarını, beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
• Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
• Böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihapları iyileştirir.
• Badem yağı ise hazımsızlığa iyi gelir.
• Yumuşatıcı, balgam söktürücü, sakinleştirici özellikleri olan badem de ev eczanemizin vazgeçilmezlerindendir.
Burun kuruluğunun tedavisinde badem yağı
Çocuklarınız veya siz bu rahatsızlıktan kurtulmak için günde iki /üç kere bir/iki damla badem yağını burunlarınıza damlatarak bu problemden kurtulabilirsiniz.
• Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.
• Sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde bir iki damla badem yağı kullanmalıdırlar.
• Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini %50 azaltır.
• Her gün 42 gr badem, fındık yediğimizde kalp hastalığı riski azalmaktadır.
• Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.
• Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.
• Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
Omru uzatan 10 meyve
Okinawa’da insanlar, bol bol meyve yiyor. Mümkünse kabuklarıyla birlikte tüketilen meyveler, vücut sağlığının en önemli yapı taşları olan vitamin, mineral, lif içeriyor.
PORTAKAL
Okinawa’da en fazla tüketilen meyveler arasındadır. Portakalı C vitamini ile dolu olmasından bilirsiniz ama hepsi bu değil. Bütün turunçgiller gibi yeterli oranda kalsiyum taşır ve aynı zamanda anti-kolesterol lifler taşır. Ve unutmayın, meyve en iyi tatlıdır.
ANANAS
Egzotik meyvelerin başında gelir. Düşük kalori yoğunluğuyla ilgi çeker. Sindirim proteinlerini üreten, özellikle balık ve ette bulunan ‘bromelain’ adında bir enzim içerir. Bu enzim kan pıhtılaşmasını dengeler ve kalbi korur. Bundan başka midede kanserojen maddelerin birleşmesine engel olan enzimleri içerir ve mideyi korur.
AVOKADO
Kalori yoğunluğu çok yüksektir fakat günlük mönüde yer alacak iyi bir adaydır. Çünkü, yağları çok yararlıdır (zeytinyağı kadar iyidir) ve diğer yandan kalp için iyi bir kozdur. Örneğin, lifleri, E vitamini anti-kolesteroldür ve çok iyi bir antioksidandır.
ELMA
Kolesterolü ve tansiyonu düşürür. Düzenli olarak belli oranda tüketmek anti-aging etkinlik sağlar, kandaki şeker oranını düzenler ve diyabetin hızlandırdığı erken yaşlanmayı engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir, her gün yemek çok iyidir. Eklem ve romatizma ağrılarını keser. Kabızlığı engeller ve ishali keser.
ERİK
Okinawa’da, genellikle salamurası yapılır ve macun kıvamında kullanılır. Sade bir şekilde pirinç ya da çaya eşlik eder. C vitamini konusunda alçakgönüllüdür ama kan damarlarını güçlendiren, etkililiğini artıran ilgi çekici unsurlarca zengindir. İdrar sökücüdür, bağırsakları yumuşatıcı etkisi vardır. Mineralden zengindir ve iyi bir anti-aging kaynağıdır!
Serinletici etkisi dışında, su içeriğiyle rekor kırar, ama diğer nitelikleriyle de bilimsel olarak ilgi çeker. Yüksek oranda keratin içerir, (portakal renginde bir kavun seçin), lif olarak zengindir ve anti-aging’dir. Diğer meyve ve sebzeler gibi sayısız kanser ve kardiyolojik hastalıklardan korunmada etkilidir.
Acı karpuz, goo-fo olarak da adlandırılır. Bizdeki sakız kabağına benzer. Kalori yoğunluğu düşük, vitamin ve lifler açısından zengin olduğu için çok sık tüketilir. Yemeklerin şeker verimlerini yavaşlatır ve kandaki şeker oranını düşürür. Acılığı sindirim sistemini yatış-tırmaya yardımcı olur, özellikle de karaciğeri. Sağlık ve güzellik için mükemmeldir.
Bir nevi elmadır ama ağızda armut etkisi yapar. Japon armudu, bizim armudumuza çok yakındır, yararları ve taşıdığı besin değerleri açısından da. Bileşimi çok dengelidir, nitelik ve makul bir mineral yelpazesine sahiptir, kalori olarak kusursuzdur.
Kiraz zamanı, Okinawa’da en güzel mevsimdir. Kiraz, pigment olarak güçlü koruyucuları sayesinde kılcal kan damarlarını korur. Vücudun diğer bölümlerine dağılan (ayaklar, eller, gözler) flavonoid’ler olarak adlandırılan bu pigmentler, kan dolaşımını destekler ve organların düzenlenmesini sağlar. Bu, yaşlılıkla savaşmada önemlidir.
Bütün turunçgiller gibi limon da sağlığa olan çok büyük katkılarıyla tanınır. Vitaminler ve flavonoid’lerle kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı yoluyla organlarımıza, hücrelerimize tıpkı benzin gibi güç verir ve vücudun yaşamsal vitamin materyallerini sağlar. Üstelik kanserden korunmada da önemli bir yeri vardır. Bütün yemeklerimize biraz limon suyu katarak onun faydalarından yararlanabiliriz, çünkü limon kandaki şeker oranını ve aynı zamanda kan basıncını düşürür.
Üstün özellikleriyle dikkati çeker. Tadı damağa uygun değildir, ama güçlü özellikleri oybirliğiyle kabul görür. Zencefil sindirime yardımcı olur ve mide bulantısıyla savaşır, hamile kadınları sakinleştirir. Kanı sıvılaştırır, enfarktüs ve beyin rahatsızlıklarına yol açan pıhtılaşmadan korur. Basitçe kan dolaşımını kolaylaştırır. Kirazla birlikte romatizmayla savaşır. O halde taze bir zencefil kökü almayı düşünün. (Genelde kurumuş ya da dondurulmuş olarak satılır.) Sebze ve balıkla güzel bir koku verir.
Sadece bifteğin üzerinde sarımtırak rengiyle düşünmeyin. Dijon hardalı olarak bulmak zorunda değilsiniz. Hardal, her yerde küçük bilyeler halinde sunulan bir baharattır. (Hep kavanozlarda saklanırdı bilirsiniz). İdrar söktürücü, bağırsakları yumuşatıcı ve uyarıcı etkisi vardır.
Herkes tarafından bilinir, tek başına tüketilen baharatların dörtte birini karşılar. Düşük dozda pankreas ve mide dostudur. Nezle ve ateşle savaşır, ama özellikle idrar yolları rahatsızlığınız varsa az tüketmelisiniz.
Anti-aging baharatlarının yıldızıdır. Sağlığa iyi gelen baharat grubunun aslandır. Kendine özgü özellikleri ile aspirinden daha çok anti-enflamatuardır. Geleneksel olarak inkar edilemez; anti-viraldir. Diğer bir deyişle grip ve nezlede virüslerin yayılmasını engeller. Genel olarak bağışıklığı güçlendirir. Enfarktüse bağlı kan dolaşımını engeller. Diğer bir deyişle kolesterol oranını düşürür. Bazı kanserlerin (özellikle bağırsak ve prostat) gelişmesini engeller. Karındaki şişliğin giderilmesine yardımcı olur. Menopoza bağlı semptonların azalmasına yardımcı olur. Güzel bir CV değil mi?
Griple Savasan 5 Meyve
Griple Savaşan 5 Meyve
Eğer günlük gereken 5 meyve ve sebzeyi yemiyorsanız işte size yeni nedenler.
Meyveler kışın maruz kaldığımız grip mikroplarıyla savaşır. “Vitaminler bağışıklık seviyenizi yüksek tutar ve sizi gripten ve nezleden korur.” diyor Amy Howell. Meyveler aynı zamanda kalp hastalıklarını ve kanser riskini azaltır.
Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için aşağıdaki 5 meyveyi deneyin.
Elmalar
Beslenmenizdeki en popüler antioksidan kaynağı elmalardır. Bir elma 1,500 mg'lık C vitamini ile doludur. Elmalar flavonoid içerir ve bunlar da sizi hastalıklardan ve kanserden korur.
Papaya
Papayalar gribi sisteminizden atmanıza yardımcı olur. Beta-carotene, papayalardaki C ve E vitamini sisteminizdeki iltihabı ve astım etkilerini azaltır.
Kızılcık
Kızılcık (yaban mersini) sık tüketilen meyve ve sebzelerden daha çok antioksidana sahiptir. 1 porsiyonu 5 porsiyon brokoliye eşittir. Kızılcıklar doğal probiyotiklerdir, sindirim sisteminizdeki iyi bakteri seviyesini arttırır ve sizi besin zehirlenmesinden korur.
Greyfurt C vitaminiyle dolu olmasının haricinde limonoid adlı bir bileşime sahiptir. Bu bileşim kolestrolü düşürebilir. Kırmızı çeşitleri ise kanserle savaşan likopen kaynağıdır.
Muz
B6 vitamini için en yüksek kaynak olan muzlar aynı zamanda yorgunluğa, depresyona, strese ve uykusuzluğa yardımcı olur. Muzlar yüksek magnezyuma sahiptir bu da kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olur. İçerdiği potasyum ise sizi kalp hastalığından ve yüksek tansiyondan korumaya yardımcı olur.
mynet. com
Meyveler neye faydaliysa ona benziyorlar!

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tayar, yaptığı açıklamada, doğadaki tüm meyve ve sebzelerin sağlık açısından çok önemli vitamin ve mineraller içerdiğini söyledi.
Yaz, kış demeden sofraları süsleyen bu ürünlerin şekillerinin en fazla faydalı oldukları organları işaret ettiğini savunan Tayar, dilimlenmiş havucun kesitinin insan gözüne benzediğini, göz bebeğinin havuç gibi çizgilerden oluştuğunu bildirdi
Göz sağlığı açısından büyük önem sahip havuçla birlikte kivinin de aynı özellikleri taşıdığını belirten Tayar, şöyle konuştu:
"Dilimlenmiş kivi göz bebeğine benzerlik gösterir. Kivi, antioksidanlar (E ve C vitamini) ve carotenoidlerce (beta caroten, lutein) zengindir. Lutein, yaşlılığa bağlı ortaya çıkan görme bozukluklarının önlenmesinde önemli yer tutar. Ortadan kesilmiş domates dört kompartımanlı görülür. Kalp de kırmızı ve 4 bölümden oluşur. Domates, kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı rol oynayan lycopene içerir. Nar çekirdekleri, kan hücrelerine benzerlik gösterir. Nar, kalp sağlığı için önemli bir antioksidandır. Zararlı hücrelerin tutulmasına yardımcı olur. Salkım halinde asılan üzüm de kalp şeklinde görülür. Her üzüm tanesi kalpte bulunan kan hücrelerini gösterir. Üzüm, kan yapıcı olarak bilinen bir gıdadır ve kalbe iyi gelir. Ceviz şekil olarak beynin loblarına benzer bir özellik gösterir. Ceviz yüksek oranda omega-3 yağları ile birçok vitamin ve mineral içerir. Bunlar, beynin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde yardımcı olurlar."
Tayar, patlıcan, avakado ve armut ortadan ikiye kesildiğinde, anne rahmine benzer şekil gösterdiğini ifade ederek, bu gıdaların, dengeli tüketilmesi durumunda hormonal dengeyi sağlayacağını ve rahim kanserinin önlenmesine yardımcı olacağını bildirdi.
İncirin "erbezlerine" benzer bir şekle sahip olduğunu vurgulayan Tayar, "Çinko, folik asit ve diğer minerallerden zengin olan incir, erkeklerde sperm kalitesi ve hareketliliğini artırarak erkeklerde kısırlığın önüne geçtiği belirtiliyor" dedi.
Tayar, zeytin ve kadın yumurtalıklarının da şekil olarak birbirine benzediğini dile getirerek, zeytinin yumurtalıkların sağlığı ve fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynadığını bildirdi. Soğanın vücut hücrelerine benzerlik gösterdiğini belirten Tayar, şöyle devam etti:
"Soğan, serbest radikalleri nötralize ederek hücrelerin zarar görmesini engelleyen önemli bir antioksidan kaynağıdır. Taneli meyveler ve narenciyeler, meme bezine benzerler. Narenciyeler, flavonoid ve limonen içerir. Bunlar meme bezlerinde lenf hücrelerinin hareketini düzenler. Brüksel lahanası ve brokoli kanser hücresine benzerlik gösterir. Brüksel lahanası lif, vitamin C, betacarotene (vitamin A) ve azotça zengindir. Bunlar, kanser riskinin önlenmesine yardımcı olurlar. Brokoli de kansere karşı iyi geliyor."
mynet. com
Hangi mevsimde hangi sebze meyve yenmeli

Modern besin teknolojisi artık sebze ve meyvelere her mevsim ulaşılabilirliği sağlıyor. Ve böylece manav tezgâhları maalesef aralık ve ağustosta bile neredeyse aynı gözüküyor.
1997’de İngiltere’de Tarım Bakanlığı tarafından yürütülmüş bir araştırmada yazın toplanan pastörize sütlerin besin öğeleri ile kışın toplananlar arasında anlamlı bir farklılık çıktı. Kışın iyot miktarı daha yüksek, yazın ise beta karoten miktarı daha yüksek bulundu. Bakanlık, ortaya çıkan bu farklılığın nedeninin ineklerin değişen diyetlerine bağlı olduğu sonucuna ulaştı. Kışın tuz, yiyeceklerde daha fazla korunur, yazın ise daha fazla taze bitki vardır; bu nedenle süt içeriği, iki mevsimde farklı olur.
Buna benzer olarak, Japonya’da yapılan bir çalışma da kışın toplanan ıspanağa göre yazın toplananların C vitamin içeriğinde üç kat farklılık saptamıştır. Her mevsimde toprak, hava ve değişen iklim koşullarına göre bedenimizin farklı ihtiyaçları doğuyor, bu yüzden doğanın mükemmel uyumuna karşı çıkmamak lazım. İşte bazı örnekler:
OCAK
Kivi: Kış meyvesi olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmaya yardımcı olan çok iyi bir vitamin deposudur. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren lutein’i de bol miktarda içerir. Bir porsiyonda -100 gr -yaklaşık 30 kalori vardır.
ŞUBAT
Brokoli: Serin iklim sebzesi olup, lahana, karnabahar, brüksel lahanası ve şalgamla aynı familyada yer alır. Kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır. A vitamini ve birçok antioksidan için zengin bir kaynaktır.
MART
Karnabahar: Bir antioksidan olan E vitamini için iyi bir kaynaktır. Vücudumuzun elektrolit dengesinde önemli roller oynayan fosforu da içerir. Az suda haşlayarak pişirmek gerekir. 100 gramında yaklaşık 27 kalori içerir.
NİSAN
Bezelye: Sindirimi kolaydır. Protein içeriği yüksektir. İçerdiği lifler sayesinde bağırsak çalışmasını artırdığı için, kabızlık çekenlere önerilebilir. Selüloz ve diğer faydalı liflerin bağırsak hastalıkları ve kanser risklerine karşı olumlu etkileri vardır. 100 gramında yaklaşık 84 kalori içerir.
MAYIS
Enginar: En büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artrit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye edilir. İçindeki cynarine adlı maddenin, karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarına pozitif bir etkisi vardır. 100 gramında yaklaşık 53 kalori içerir.
HAZİRAN Çilek: Çilek; A, B, C vitaminleri, kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineral maddeleri bol miktarda içerir. Çilek, taze olarak sofrada yararlanılmasının yanında pastacılık, reçel, marmelat, komposto, dondurma, şıra, şarap, şampanya ve likör yapımında da kullanılmaktadır. 100 gramında yaklaşık 37 kalori içerir.
TEMMUZ
Üzüm: İçeriğinde bulunan fitokimyasalar, birçok hastalık için koruyucudur. Kuru üzümün de demir miktarı yüksek düzeydedir. Kansızlığa karşı bir C vitamini kaynağı ile tüketildiğinde, içerisindeki demirin vücuttaki kullanım düzeyi artar. Bir porsiyon taze üzümde - 100 gramında -yaklaşık 67 kalori varken, kuru üzümde bu değer 289 kaloriye kadar yükselir. Bu nedenle kuru üzüm tüketirken miktarına çok dikkat edilmelidir.
AĞUSTOS
Domates: Bol miktarda içerdiği Lycopen’in, kanser risklerine karşı koruyucu etkisi vardır. Oda ısısı ve ışıkta bu vitaminin kaybı oldukça fazlayken, soğukta kayıp minimuma iner. 100 gramında yaklaşık 22 kalori içerir.
EYLÜL
Biber: Taze biberin besin değeri çok yüksektir. Her öğünde çiğ olarak tüketilebilir. Kızartılması besin değerini azaltır. C vitamini içeriği çok yüksektir. Bu nedenle de birçok hastalığa karşı koruyucudur. 100 gramında yaklaşık 22 kalori ve 128 mg C vitamini vardır.
EKİM:
Marul: Bileşimindeki A vitamini enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Su ve lif içeriğinin yüksek olması nedeniyle zayıflama diyetlerinde ve sağlıklı beslenme kuralları çerçevesinde, her öğün salatalarda tüketilebilir. Çok düşük enerjilidir. 100 gramında yaklaşık 14 kalori içerir.
KASIM
Pırasa: Besleyici değeri çok yüksektir. Posa miktarı yüksek olduğu için bağırsak çalışmasına yardımcıdır. Bir porsiyonda -100 gramında -yaklaşık 52 kalori içerir.
ARALIK
Portakal: Antioksidanlarla dolu bir meyvedir. A, C, ve E vitaminleri ile kanser riskini artıran serbest radikallerin oluşumunu engeller. E vitamininin, aneminin önlenmesinde etkili olduğu son yıllardaki araştırmalarla saptanmıştır. Bol miktarda C vitamini içermektedir. İçeriğindeki lifler sayesinde kolesterolü düşürücü etkileri bulunmaktadır. 100 gramında yaklaşık 49 kalori içerir.
cicekansiklopedisi. com
Bu meyve bin derde deva

Amazon ormanlarında bulunan Açaiberry, kanserden, cinsel güce, zayıflamadan, bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar birçok etkiye sahip.
Özellikle soğuk havalarda sıklaşan hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirici doğal besin takviyeleri giderek önem kazanıyor. Bağışıklık sistemi vücudun hastalık yapan mikroorganizmalara karşı oluşturduğu savunma sistemidir. Bağışıklık sistemi güçlü bir kişide bulunan “antioksidan maddeler” saldırgan molekülleri uzaklaştırır. Eğer beslenme planı bilinçli yapılırsa bedenin sahip olduğu antioksidan miktarı artar.
Açaiberry içerisinde bulunan faydalı omega 6 ve 9 yağları, amino asit kompleksi, bitkisel steroller, sindirime yardımcı lifler ve yüksek antioksidan içeriği ile son zamanların en popüler meyvelerinden birisi olarak ün kazanmaya devam ediyor. Açaiberry, cevizden 12 kat, yaban mersininden 24 kat ve iddialı antioksidan kaynağı kırmızı şaraptan ise 30 kat daha fazla antioksidan içeriyor.
Cinsel gücü destekliyor
Açaiberry’nin bilinen faydaları bağışıklık sistemini ve enerji seviyemizi arttırarak, kalp, şeker hastalığı, kanser gibi hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmesi, yaşlanma etkilerini azaltması , cinsel gücü desteklemesidir.
Diğer yandan vücut enerji seviyesinin artmasıyla ve içerdiği lifler yardımıyla Açaiberry kilo vermenize yardımcı olur ve verdiğiniz kiloda kalmanızı sağlar. Vücudunuzda yakamadığınız yağları yakarak gün boyu enerji seviyenizi korur, zihin açıklığı sağlar.
Cinsel istek ve performansınızı artırır. Yaşlanmayı geciktirir ve şeker hastalığına faydası vardır. Metabolizmanızı hızlandırır, sindirim sisteminizi düzenler. Kan şekerini dengeler. Depresyondan uzak tutarken fiziksel gücünüzü yükseltir ve uyku probleminize iyi gelir. Kolesterol seviyenizi dengeler.
Dünyaca tanınmış Türk kardiyolog Dr. Mehmet Öz de Amerika’nın en ünlü TV şovu Oprah’ın “Ask Dr.OZ” bölümünde Açaiberry ile ilgili bilgiler vererek, kullanımının kaliteli bir yaşam ve sağlıklı zayıflama için faydalı olduğunu belirtti. Ayrıca Dr.Öz, kendi hazırladığı Dr.Öz’ün Anti-aging Check-list’inin en üst sırasına antioksidan deposu Açaiberry’i koyarak bir anlamda Amerika’da bu mucizevi meyvenin hem bilinirliğinin hem de tüketiminin rekor seviyelere ulaşmasını sağladı. Anti-aging kavramının mucitlerinden ve kendi adıyla pazarlanan anti-aging ürünleri tüm dünyada en çok satılan ürünlerden olan Dr.Perricone da kendi ‘Top Ten Süper Gıda’ listesini yayınladı ve 1. sırayı yine Açaiberry aldı.
Açaiberry’yi nereden bulabiliriz?
Açaiberry sadece Brezilya Yağmur Ormanları’nda yetiştiğinden piyasada bulmak çok mümkün değil fakat bazı markalar bu meyveyi getirterek kendi ürünleriyle karışım halinde sunabiliyorlar.
cicekansiklopedisi. com
C vitamininin bilinmeyen etkileri !

Halk arasında çok konuşulan ve kış aylarında gribe karşı en çok tavsiye edilen C vitamininin ( askorbik asid ) pek bilinmeyen, fakat çok önemli etkileri bulunuyor.








